“Türkiye Sineması” Demenin Anlamsızlığı

0
67

Sinemacılar onyıllar boyunca hep devletin resmi söylemiyle konuştuğu için, bu topraklarda hep “Türk Sineması” varoldu. Sonra Kürt sinemacılar ortaya çıkıp, “Bir dakika, biz de varız… Bizim de bir tarihimiz, kültürümüz, vb. (!) var, bu başlık altında olmaz.” dediler. Zamanında politik sorunsalın bir uzantısı olarak, “ Bari ‘Türkiye Sineması’ diyelim” demeyi önerdiler. Bu kabul görmedi ve bu tartışma da hala sürüyor. (Bu tanım Türkçe’yi de zorluyor. Çünkü “Fransa Sineması” demiyor ve “Fransız Sineması” diyoruz. Yani, yerleşik tanımlar hep ulusal kimlik üzerinden yapılıyor!) Bu tartışmayı uzatmanın hiç anlamı yok artık/ zaten… Çünkü bunu uzatmak demek, ulusalcı/milliyetçi politik sorunsalda ve onun reflekslerini de karşına almak demek … Hele ki sanatın (ve Kürtlerin ulusal!) sınırları da yokken… Ama anlaşmazlık sürüyor ve sinema yazını (akademik veya eleştirel) da hala eski sorunsaldan kendini kurtaramamış durumda…

Oysa 1980 sonrası sinemanın (hareketli görüntünün) üretim tarzı değişti. Eski dönemin bilinen en katı işleyişi Soğuk Savaş Dönemi’nin kurallarıydı. O zamanlar Hollywood, SSCB veya Çin’e özel tarife uygular, neredeyse bedava film vermeye çalışırdı ama onlar her şeyi almaz, sansürden geçirdiklerini alırdı.) Ama 1980 sonrası eski (piyasa!) işleyiş, daha Demirperde yıkılmadan, uydu yayınlar, internet, kolay taşınan kasetler ve hard diskler, vb. dağıtım biçimleriyle delik deşik oldu. Hele ki günümüzde…

 

O halde neden hala ısrarla Kürtlere eski sorunsalın ekonomi politik kavramları dayatılıyor ve onlar da hala bari “Türkiye Sineması” diyelim diye tutturuyorlar ki? Bu tartışma “digitalleşen hareketli görüntünün yeni dünya düzeni”nden en az 20 yıl geri kaldığımızın da bir göstergesi… Çünkü o yeni (ekonomi politik) sistemini 80’li yıllardan başlayarak kurdu. Şimdi hepimiz onun denizinde bir balık’ız. Zaten o yüzden göremiyoruz! Bu düzeni;

1-Hollywood merkezli entertainment (onlar görsel-işitsel eğlence dünyası, demeyi pek sever!) ve elektronik araç üreticisi tekellerin sermaye entegrasyonu ile yeniden oluşturulmuş küresel sistem.

2-Küresel sisteme bağlı büyük alt bölgeler 

2a) Dile bağlı küresel alt bölge (İspanyolca ile Latin Amerika)
2b) Büyük nüfuslu ulusal alt bölgeler (Japonya, Çin, Hindistan, Rusya)
2c) Din ortak paydalı küresel alt bölge (Arap Ülkeleri) 
2d) Yakın kültür bağlamlı küresel alt bölgeler (Uzakdoğu, Avrupa, Afrika)

3- Yerel Kültür Bölgeleri/Coğrafyaları,
diye kategorize etmek mümkün…

Yani sinemanın küresel sistemi de ulusal sınırları dikkate almıyor . Bunu görmek için Hollywood/MPAA (American Motion Pictures Assossiation of America) küresel alt-bölgeler ve Avrupa/Eurimages yıllık ve box-office değerlendirmelerine bakmak yeterli.

(Not: Yukarıdaki ayrım için istatistik tablolarına bakmak aldatıcı olabilir. Çünkü onlar da eskinin bir devamı. Bu yüzden daha çok üretim için yapılan ortaklıkları bakmak gerek!)

Birer kültür nesnesi olan filmler, sadece öykülerini anlattıkları kültürel coğrafyaya aittirler. Yerel Sinemaların küresel sisteme bağlı yeni sorunları bir yana, yeni üretim tarzının getirdiği imkanlar/özgürlükler çok daha fazla ve imkanlı. Bu yüzden Kürtler özelinde, bir filmin veya yaratıcılarının Batı Anadolu’dan çok, Kürtlerin yaşadığı Türkiye İran/Irak/Suriye’nin coğrafyasına olan aidiyeti çok daha anlamlıdır. Hollywood eskiden Kürtlerle ilgili bir film yapsaydı (soğuk savaş ortaklığı gereği!) Ankara’yı muhatap alırdı. Ama yeni Hollywood’un Diyarbakır’ı muhatap alacağı ve film için düzenlenecek panellerde de “Kürt Sineması” deneceği açıktır.

 

O halde “Türkiye Sineması” demenin de pek bir anlamı yok. Çünkü bu ifade eski sorunsalın bir terimi ve kültürel asimilasyon paradigmasını da aşamıyor. Dolayısıyla “Kürt Sineması” demek daha doğru. Resmi yazışmaların geriden geleceğini biliyoruz. Ama resmi ağızların bir an önce (en azından) “Türk/Kürt Sineması” demeye başlaması barış sürecine de bir katkı verecektir. Demezlerse küresel sistem eninde-sonunda bunu herkese öğretecektir.
______________________________________________
Hüseyin Kuzu / Kısa-Kısa / Sinema Zamanı / 19.11.2014 /

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse