Tuğba Özer ile Kısa Film Hakkında

0
13
REKLAM    

 

Animasyon filmi ile Çevre Film Festival’inde ödül alan Tuğba Özer ile İki Ağaç ve Kısa filme dai

CineShort – A.polat

Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

İstanbul doğumluyum. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitim Fakültesi’nden mezun oldum. 2006’da İFSAK’ta Selim Evci Kısa Film Atölyesi’nde eğitim aldım ve bir grup arkadaşımla kısa film çekme hikayem bu şekilde başlamış oldu. New York Film Academy’de eğitim alarak film yapımı konusunda kendimi biraz daha geliştirme fırsatım oldu. Grupça çektiğimiz filmlerde sanat ve görüntü yönetmenliği yaptım. Yönetmenliğini yaptığım üç film var. Bunlardan bazıları çeşitli festivallerde gösterildi. Üniversitede fotoğraf eğitimi de aldım, fotoğraf ve film çekimlerini birlikte devam ettiriyorum. Şu an özel bir okulda sanat öğretmeni olarak çalışıyorum.

İki Ağaç Filmini izlemeyenleri için kısaca özetler misin?
İki Ağaç çevreyle ilgili bir animasyon film. Filmde bir baba ve kızı kendilerine ait bir ev yapmak için uygun bir arazi ararlar. Çok yer dolaşırlar, sonunda binalarla tıka basa dolu bu şehirde kendilerine bir yer bulurlar ancak arazinin tam ortasında büyük bir ağaç vardır. Evi yapmak için kesmek isteyen babasına küçük kızı karşı çıkar, babasının ağacı kesmesine engel olmaya çalışır ve filmimiz başlar…

Filmin hikayesi nasıl gelişti?
Filmin senaristi Burak Çalık. Burak bir gün Ankara’da bir kafede otururken dışarda şiddetli bir yağmur başlar. Dışarıda kalan çiçekler yağmurdan ıslanır. Garson gelir ve içeride kalan çiçekleri de kendi sular. Bu sahne Burak’ın aklında filmimizin hikayesini oluşturur. Zamanla İki Ağaç’ın senaryosu kafasında olgunlaşır.

 Kısaca kısa film nedir?

Öncelikle aklımızdaki hikayeleri filme aktarabileceğimiz en kısa ve düşük bütçeli bir yoldur. Bu 1 dakikalık bir film de olabilir, 20 dakikalık da. Ayrıca uzun metraja da hazırlıktır. Çünkü kısa film çekmeye başlayan birinin hayali, günün birinde uzun metraj bir film yapabilmektir. Uzun metraj filmlerinden önce, ve hatta, uzun metrajlı filmlerinden sonra da kısa film yapan yönetmenler var. Mesela Reha Erdem daha geçen yıl, 2012’de, “Lost in the Post” ve “Bana Yalan Söyleme” adında iki kısa film birden yaptı. Kısa metrajın yeri ayrıdır. Dolayısı ile uzun metraj film yapıyor olsaydım bile kısa film yapmaya devam ederdim.

Sence insanların kısa filmlere olan ilgisini arttırmak için ne yapmalı?

Kamu alanlarında, metro, vapur, dev ekranlar ve televizyonlarda sık sık kısa filmler yayınlanmalı bence. Hatta bankalara bile koyulmalı, insanlar bekledikleri yerlerde kısa filmler izleyebilirler. Bu sayede ilgileri olanlar harekete geçebilirler diye düşünüyorum. Ben kısa film kursuna gitmeden önce bir tane bile kısa film izlememiştim. Bu konuda milletçe büyük eksikliğimiz var bence.

Yaptığınız çalışmalara bakılırsa son beş yılda her sene bir film çektiğiniz görülüyor. Film çekmek isteyipte teknik imkansızlıklardan yakınanlar için önerilerin var mı?
Teknolojinin getirdiği imkanlarla beraber artık film çekmek daha da kolaylaştı. Fotoğraf makinelerinin kamera özellikleri de var artık ve hiçte fena değiller. Pahalısı da ucuzu da mevcut. Ben, Canon 7D kullanıyorum mesela. Cep telefonlarıyla bile bu işe başlayabilirler diye düşünüyorum, en azından çekim planları ve kurguda deneyim kazanabilirler bu sayede. Mesela Canon 7D ile 2012’de Art By Chance Ultra Short Film Festival için bir film çektim. Tek mekanda yaptığım bu çekimde 5 kuruş para harcamadım ayrıca festivalin 2012 seçkisinde yer aldım. Konuya göre değişir tabi ama yine de küçük bir servet harcamadan da kısa film çekmek mümkündür.

Reklam

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse