Roboskî’nin feryadı sınırları aşıyor

0
108

 

Yönetmen Bülent Gündüz, Roboskî Katliamı’nı “Roboskî Mon Amour” belgeseliyle anlattı. Gündüz, belgeseli, ailelerin çığlığına verdiği vicdani bir cevap olarak niteliyor.

34 Kürt’ün yaşamını yitirdiği Roboskî Katliamı, bir kez daha beyaz perdeye taşındı. Fransa’nın başkenti Paris’te yaşayan Kürt yönetmen Bülent Gündüz üç kıtadan aldığı beş ödüllü Evdalê Zeynikê belgeselinden sonra ikinci belgesel filmi “Roboskî Mon Amour” adlı bir belgesel çekti. Gündüz, “Film, unutulmaya yüz tutmuş ailelerin çığlığına verdiğim vicdani bir cevaptır” dedi. Belgeselin birinci basın galası, 6 Temmuz’da Paris’te yapılacak. 


Roboskî unutulmadı

28 Aralık 2011 yılında Türk savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 19’u çocuk 34 Kürt katledilmişti. Türk devleti, geçtiğimiz günlerde davaya ‘yetkisizlik’ kararı vererek suçluları yine cezalandırmadı. Ancak Roboskî Katliamı, sanat ürünleri ile vicdanlara seslenmeye devam ediyor. Yönetmen Bülent Gündüz, katliamı ‘Roboskî Mon Amour’ adlı belgesel ile beyaz perdeye taşıdı. Handan Yıldırım ile yaptığı belgesel, bir haftada çekildi. Katliamın birinci yıldönümü için Roboskî‘ye giden bir Türk ve Kürt sinemacının gözüyle oradaki insanların yaşam ve barış umutları, adalet arayışları işleniyor. Yer yer yer metaforik mizansenlerin de işlendiği film yakında Paris’te vizyona girecek.

Roboskî vicdan borcudur


Filme yönelik gazetemize konuşan yönetmen Bülent Gündüz, “Bu trajedi ancak sanatla buluşursa iktidarları rahatsız eder ve kalıcı olur” fikriyle yola çıktığını belirtiyor. Katliamdan 24 gün sonra Roboskî‘ye gittiğini söyleyen Gündüz, belgeselin gelişim sürecini şöyle anlattı: “21 Ocak 2012 tarihinde benim çağrımla sinemacı arkadaşlarla birlikte Roboskî’ye taziye ziyaretine gittik. Ocak ayında ordan yüreği yaralı ayrıldık, annelerin feryadı sınırları aşıyor Paris’e kadar yankılanıyordu beynimde. 13, 14, 15 yaşındaki yavrularını çocuk mezarlarda gören analar içimi adeta parçaladı. Oradan sessizce ayrılırken Roboskîli annelere bir söz verdim. ‘Bu çığlığınızı boğmak isteyen medyaya karşı, sesinizi ulaştırabileceğim en uzak yerlere götüreceğim’ dedim. Öncelikle bir insan olarak bu trajedinin hesabının bir şekilde sorulması gerektiğini düşünüyor fakat gazetecilikten gelen refleksle biliyordum ki; belleksiz bir toplum olduğumuz için ‘bu trajedi ancak sanatla buluşursa iktidarları rahatsız eder ve kalıcı olur’ fikriyle yola çıktım.’’


6 Temmuz’da gala

Tiyatro ve sinemacı Handan Yıldırım, ocak ayında Roboskî’de tanıştığı görüntü yönetmeni Gökhan Mezarcı ve ses operatörü İpek Kaya ile birlikte bir ekip oluşturan yönetmen Gündüz, filmin Paris’ten Amed’e, buradan da Roboskî’ye uzanan yol hikayesiyle başladığını söyledi. Gündüz, “Film, yol kontrolleriyle Roboskî’deki çocukların rehabilitasyon süreci, mağdur ailelerin vicdan ve Türk toplumunda oluşan algı üçgeninde sorgulamaya tabi tutan bir yolculuk hikayesini işliyor’’ diye konuştu. Post produksiyonu İstanbul’da yapılan filmi, festivaller aracılığıyla en uzak yerlere ulaştırma çabasında olduğunu söyleyen yönetmen Bülent Gündüz, son olarak “Roboskî Mon Amour’ filmi unutulmaya yüz tutmuş ailelerin çığlığına verdiğim vicdani bir cevaptır” dedi.
6 Temmuz Cumartesi günü ilk basın galası Paris’te Bonne Nouvelle Tiyatrosu’nda saat 17: 45’te gerçekleşecek belgesel film, Cinepotamya Production yapımı ve 59 dakikadır.


SUNA ALAN

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse