‘Qapsûl’ Kürdistan ve Gezi’nin resmi

0
41
REKLAM    
Önder ELALDI
50. uluslararası Altın Portakal Film Festivali’ne katılacak kısa filmler geçtiğimiz günlerde açıklandı. Mezopotamya Sinema Kolektifi bünyesinde çalışmalarını yürüten Yapım 13 öğrencilerinin çektiği iki Kürtçe film de bulunuyor. Filmler arasındaYakup Tekintangaç’ın ‘Qapsûl’u ile Gülistan Acet’in “Karpuz Cenneti” yarışmaya hak kazandı. İlk filmiyle festivale katılmayı başaran Yakup Tekintangaç, Qapsûl’da polislerin kullandığı gaz bombalarından çıkan kapsülleri satan iki çocuğun hikayesine yer verdiğini ifade etti. Tekintangaç, filmde yaşam ile ölüm arasındaki paradoksa yer verdiklerini kaydetti. Gezi olaylarıyla birlikte batıda yaşayanların polisin şiddetini daha yakından hissetiğinin altını çizen Tekintangaç, kapsülün aynı zamanda Kürdistan ve Türkiye’de yaşanan acıların ortaklığının ifadesi olduğunu söyledi.

Çelê’deki direniş yazdırdı

Filmi yazma fikrinin televizyonda izlediği haber programından sonra oluştuğunu ifade eden Tekintangaç, Çelê’de (Çukurca) canlı kalkan eyleminde, göğsüne ateşlenen kapsül ile katledilen Yıldırım Ayhan’ın videosunu izledikten sonra öykünün çatısının hemen o gece ortaya çıktığını belirtti. Qapsûl’da Kürdistan’da yaşanagelen polis şiddetinin çocuk ve yetişkinler üzerindeki etkisine odaklandığını kaydeden Tekintangaç, filmde öncelikle kapsül imgesine odaklandığını söyledi.

Ana izlek iki paradoks

Filmin ana izleğinin iki önemlparadoks üzerinden şekillendiğini vurgulayan Tekintangaç şunları söyledi: “Filmde eylemcilerin ölümüne de neden olan kapsülleri satarak, yaşamını idame ettirmeye çalışan çocuklar ile kapsüllerden elde edilen gelirle alınacak fotoğraf makinesinin kapsüllerin ortaya çıkardığı trajedileri belgelemesi iki ayrı paradoks. Bu anlamda her iki paradoksu terazinin iki ayrı kefesine koyduğumuzda Kürt sorununun siyasal, ekonomik ve sosyal özetidir diyebiliriz.”

Ne kadar direniş o kadar kapsül

Filmi yapma amaçlarından biri de Kürdistan’da yaşanan polis şiddetini batıda yaşayanlara göstermek olduğuna değinen Tekintangaç, “Bölge’de biz bu şiddetle büyüyoruz. O kadar fazla kullanılıyor ki düşünün bunun mesleği çıkmış. Çocuklar o silahtan yaşam üreterek, yaşamlarını yeniden kurmaya  çalıyorlar. Kapsül belki de bu anlamda birçok insana umut aşılayacak bir şey olacak. Aynı zamanda Kürdistan’da kapsül var ama bu kapsülün atılmasına neden olan bir direniş var. Tabii bu kadar direniş olmasa bu kadar baskı olmaz, kapsül kullanılmaz. Bunu Gezi’ye de uyarlayabiliriz” diyor.

Qapsûl acıların ortaklaşması

Ardından Gezi Direnişi’nde yaşananların Kürdistan’daki vahşeti batıya anlatma derdini kolaylaştırdığını aktaran Tekintangaç, şu vurguları yapıyor: “Çoğu insan Gezi’de gaz bombası ve kapsülüyle ilk defa tanıştı. Bu eylemlerin içinde şu yorumları duydum, ‘polis bize böyle yapıyorsa kimbilir Bölge’de ne yapmıştır’ Gezi bu anlamda Doğu ile Batı’nın acılarını kapsül imgesi üzerinden ortaklaştırmak ile birlikte empati duygusunu geliştirdi. Film, hem Kürdistan’ın hem de Gezi’nin bir resmidir diyebilirim.”

Yapım 13’ün katkısı büyük

Mezopotamya Sinema Kolektifi’nin çalışmalarının filmin yapımında çok önemli yerde durduğuna da değinen Tekintangaç,  filmin çekiminin her aşamasında kurum çalışanlarının hepsinin katkısı olduğunun altını çizdi. Qapsûl’un Mezopotamya Proje Atölyesi çalışması kapsamındaki öğrencilerin çektiği altı filmden biri olduğunu kaydeden Tekintangaç, şunları ifade etti: “Altı projeyi filme dönüştürmek üzere bir havuzda topladık. Bu altı projede çalışan arkadaşların hepsi belki de ilk deneyimlerini yaşadı. İlk yönetmenlik, ilk senaristlik deneyimleri vb. Projeleri kıt koşullarda hayata geçirmeye çalıştık. Yapım 13’ün katkısı çok büyük.”


Kürdistan’da çok hikaye var

Genç Kürt sinemacıların son dönemde önemli bir çıkış içinde olduğunu da sözlerine ekleyen Tekintangaç, festivallerde başarı elde eden birçok filmde Genç Kürt sinemacıların etkisi olduğunu söyledi. Tekintangaç, sinemanın kendi dertlerini anlatma sanatı olduğunu belirterek, özellikle Kürdistan’da kendilerinin de yaşadığı çok fazla hikayenin varlığından bahsetti. Ayrıca Tekintangaç, genç sinemacıların kendinden önceki kuşaklardan sinema deneyiminin aktarılamaması ile ilgili, “Bu büyük dezavantaj gibi görünse de buna rağmen güçlü bir çaba var. Bu koşullarda ortaya çıkan ürünler çok daha değerli. Bununla birlikte genç sinemacılar filmin bütün aşamalarının içine giriyorlar ve bu da sinemayı daha derinden hissetmesini sağlıyor” dedi.


Fonda Kürdistan’daki savaş yer alıyor

Film, polislerin kullandığı gaz bombalarının kapsüllerini satarak kazandıkları para ile Özgür Gündem gazetesinde çalışan ablalarının kırılan fotoğraf makinesini yeniden almaya çalışan Şiyar ile Sait’in öyküsünü anlatıyor. Çocuklar kapsülleri toplamak için eylemlerin yeri ve zamanını iyi bilmeleri ve yaşamak için polis şiddetinden kurtulmaları gerekiyor. ‘Qapsûl’ fonuna Kürdistan’da yaşanan savaşı ele alarak bu savaş ortamında büyüyen çocuklara ışık tutuyor. Kendi ölümlerine sebep olabilen kapsülden ekmek çıkaran çocukların direnişlerini resmediyor.   Êlih’te (Batman) Yılmaz Güney Film Festivali’nde En İyi Film Öyküsü Ödülü’nü aldı.

 

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse