Mücadeleci üç kadının “Altı Gün”ü

0
17
REKLAM    

Mücadeleci üç kadının yaşam ve çalışmalarını konu alan belgesel film “Altı Gün” üç farklı ülkeden Liberya, Abazya ve Güney Kürdistan’dan üç kadının ortak yanları savaşı yaşamış olmaları, ölüm tehditleriyle karşılaşmaları ve gece yarısı evlerini terk etmek zorunda kalmaları.

 
İsveç’te çalışma yürüten “Kadından Kadına “ adlı kuruluş kadın hakları savunucusu kadınların yaşam koşullarına, karşılaştıkları güçlüklere dikkat çekmek amacıyla Liberya, Abazya ve Güney Kürdistan’dan mücadeleci üç kadının yaşam ve çalışmalarını konu alan belgesel bir film hazırlattı.

Üç farklı ülkeden üç kadın
“Altı Gün” adlı film Liberya’dan Nelly Cooper, Abazya’dan Maia Kvaratskhelia, Güney Kürdistan’dan Lanja Abdulla’nın haftanın 6 günkü yaşamlarını ve uğraşlarını yansıtıyor. Üç farklı ülkeden üç kadın hakları savunucusunun ortak yanları savaşı yaşamış olmaları, ölüm tehditleriyle karşılaşmaları ve gece yarısı evlerini terk etmek zorunda kalmaları. Her üç kadın da ülkelerinde savaşın yaralarının sarılması, kadınların eşit haklar kazanmaları için geleneksel ve feodal değer yargılarına karşı mücadele ediyor.

Liberya’dan Nelly Cooper

Nelly Cooper Liberya’nın yıkık şehri Monrovia’da yaşayan kadınların karşılaştıkları baskı ve güçlükleri gündeme getirmesi ve kadınlara erkek egemen sistemine karşı mücadele yollarını göstermesi ile tanınıyor. Ülkeleri için en önemli şeyin savaşın yaralarının sarılması olduğunu belirten Cooper, “Savaş sırasında halk insanların birbirlerini nasıl katlettiklerini gördü. Yaşamını sürdürebilmek için başkalarıyla ilgilenmemeye, yaşamda kalma stratejisi uygulamaya başladı. Artık bu stratejinin bırakılması gerekir ve konuşmaya başlanması gerekir” diyor.

Abhazya’dan Maia Kvaratskhelia

Maia Kvaratskhelia, ataerkil değer yargılarının etkin olduğu Abhazya’da gençlere seksüle eğitim veriyor ve kadınlara hamilelikten korunmaları için alacakları önlemleri anlatıyor. Bir yandan da kadın düşmanı ve yaygın bir gelenek olan kız kaçırılmasına karşı da mücadele ediyor.
Gürcistan ve Abazya’da kız kaçırmanın 2006 yılında suç olarak kabul edilmesine rağmen yasalar pratikte uygulanmadığı için kız kaçırmaların hızından hiç bir şey kaybetmeden yaygın olarak sürdüğü belirtiliyor. Kaçırılan kızlar feodal değer yargıları ve çevrenin baskısından dolayı kendilerini kaçıran erkeklerle evlenmek zorunda kalıyor.

Güney Kürdistanlı Lnja Abdulla

Güney Kürdistanlı Lnja Abdulla ise 2006 yılından bu yana gazeteci olarak görev yapıyor. Gazeteciliğinin yanı sıra bir kadın hakları savunucusu olarak Kürdistan’da kadınlara yönelik namus ve töreden kaynaklı şiddet ve cinayetlere karşı mücadele ediyor.
Şiddet gören kadınlara yardım etmeye çalışırken sık sık tehditlerle karşılaştığını belirten Abdulla, “Tabii ki insan korkuyor. İstediğim gibi çalışamıyorum. Ama korkuyu yenmeye çalışıyorum” diyor. Saddam rejiminin yıkılmasının ardından oluşan Kürt Özerk Bölgesi’nde iyileşmeler olduğunu, gazeteciler için kurslar açıldığını ve gazetecilerin korunması için yasalar çıkarıldığını belirten Abdulla, ancak pratikte hala gazetecilere yönelik saldırıların sürdüğünü, gazetecilerin darbedildiklerini ve hapse atıldıklarını söylüyor. Gazetecilere yönelik saldırıların sadece yetkililerden gelmediğini, namustan kaynaklı şiddet ve cinayetleri ele aldığı için mağdurların yakınlarının tehditlerine maruz kaldığını dile getiriyor.
Gazetecilerin bir kesiminin kadın hakları savunucularına karşı olumsuz bir tutum içinde bulunduklarını, bazı televizyon kanallarının kadın hakları savunucularıyla dengeyi sağlamak bahanesiyle dini liderleri tartışma programlarına davet ettiklerini belirten Abdulla, gazeteciler sendikasının da olanlara sessiz kalmasına tepki göstererek sendika üyeliğinden istifa ettiğini söylüyor.

Erkekler de mücadeleye çekilmeli

“Altı Gün” adlı filmin galasına katılmak amacıyla Stockholm’e gelen Abdulla ve Cooper kadınların mücadelesinin başarıya ulaşabilmesi için erkeklerin de mücadeleye çekilmeleri gerektiği düşüncesinde.
Abdulla, kadın-erkek eşitliğinin sağlanabilmesi için erkeklerin kadın hakları mücadelesi içinde yer almasının belirleyici öneme sahip olduğuna vurgu yaparken, Cooper temsil ettiği kadın örgütünün erkeklerin kurduğu “Akıllı Adamlar” adlı bir örgütler ağı ile birlikte kadınlara yönelik şiddetin son bulması için işbirliği yaptıklarını söylüyor.
Bir kesimi Youtube yüklenen “6 gün” (Six Days) filmi 14-16 Kasım günleri Stockholm’de düzenlenecek olan “İnsan Hakları Günleri”nde Kültür Evi binasında gösterilecek.



MURAT KUSEYRI/STOCKHOLM

Reklam

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse