‘Mavi Ring’ Altın Portakal’da 10 film arasında

0
93

“Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yıl yarışacak 10 film arasında Yönetmenliğini Ömer Leventoğlu’nun yaptığı “Mavi Ring” yer alıyor. Belgesellerde ise, 15 film arasında Piran Baydemir’in “Fecîra” si ile Dilek Gökin’in Bûka Baranê’si yarışacak.”

 

4-11 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan 50. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivaline bu yıl 68 uzun metrajlı filmin başvurduğu ve 10 filmin Altın Portakal için yarışmaya hak kazandığı açıklandı. Yarışacak 10 film arasında ise, 1989 Eskişehir Aydın Cezaevlerinden  açlık grevlerinin 35.ci günündeki tutsakların sevkiyatını konu alan, Yönetmenliğini Ömer Leventoğlu’nun Yaptığı “Mavi Ring”i yer alıyor. Altın Portakal’ın 50’nci yılında Handan İpekçi,  Özgür Doğan,  Önder Çakar,  Defne Halman ile Prof. Dr. Selahattin Yıldız,  Natali Yeres ve Tunca Arslan’dan oluşan ön jurinin değerlendirmesi sonucunda 10 filmin Altın Portakal için yarışmaya hak kazandığı açıklandı. Yarışmaya hak kazanan filmler ise; yönetmenliğini Ferit Karahan’ın yaptığı ‘’Cennetten Kovulmak”, Ali Kemal Çınar’ın “Kısa Film”, Ramin Matin’in “Kusursuzlar”, Serdar Temizkan’ın “Kutsal Bir Gün”, Zeynep Dadak ve Merve Kayan’ın “Mavi Dalga”, Ömer Leventoğlu’nun “Mavi Ring”, Atalay Taşdiken’in “Meryem”, Mehmet Bahadır Er ve Maryna Er Gorbach’ın “Sev Beni”, Alpgiray Uğurlu’nun “Uvertür” ve Nihat Seven’in “Uzun Yol” 


Belgeselde doksandokuz başvuru

Festivale bu yıl 99 belgesel film başvurdu. Başvuran belgesel filmler arasından ise 15’i yarışma jürisince seçildi. Bu yarışacak 15 film   arasında  Piran Baydemir’in “Fecîra” sı ile Dilek Gökçin’in  Bûka Baranê’ sı yer alıyor. 

Kısa filmde çok sayıda başvuru


Başkan Akaydın, Kısa Film Yarışması’na bu yıl 206 film başvurduğunu, bunun da rekor olduğuna dikkati çekerek, jürinin değerlendirmesi sonucu festivalde 20 kısa filmin yarışmasına karar verildiğini anlattı. Akaydın, kısa film yarışmasının jürisinde ise yönetmen Erdem Tepegöz, yönetmen Rezan Yeşilbaş, sinema ve tiyatro oyuncusu Esra Akkaya, film eleştirmeni Serdar Kökçeoğlu, Yrd. Doç. Dr. Zehra Yiğit’in yer alacağını belirtti.

Onur konuğu İranlı Asghar Farhadi 
Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin 50’nci yılının onur konuğu ise İran sinemasının Oscar ödüllü ünlü yönetmeni Asghar Farhadi olacak. Farhadi, bu yıl Cannes Film Festivali’nde jüri özel ödülü kazanan ‘Le Passé – Geçmiş’ filminin Antalya’daki galasında sinemaseverlerle bir araya gelecek. 

 ‘Direniş’ bu yılın teması 

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin tematik gösterimler bölümünde ise 1968’den günümüze farklı kuşakların direniş biçimlerini ve mücadele öykülerini konu alan ‘Kuşakların Öyküsü’ adlı özel seçki izleyiciyle buluşacak. Direnişin her zaman ve her yerde, farklı biçimler altında devam ettiğini anlatan bu seçki içinde Vera Chytilova’nın feminist sinemanın önemli örneklerinden olan ‘Sedmikrásky – Papatyalar’ filmi, Dennis Hopper’ın Amerika’nın 68 ruhuna odaklanan efsanevi filmi ‘Easy Rider’, ünlü Japon yönetmen Kôji Wakamatsu’nun devrimci bir grubun eylem hazırlıklarını anlatan kışkırtıcı filmi ‘Ecstasy of the Angels- Meleklerin Coşkusu’ yer alıyor. Amerikan bağımsız sinemasının önemli temsilcilerinden Spike Lee’nin büyük ses getiren ve onu dünyaya tanıtan, ırkçılığın bir isyana yol açmasını konu alan ‘Do the Right Thing- Doğruyu Seç’, Arap Baharı‘na gençler ve alt kültür üzerinden bakan Ahmad Abdalla’nın 2010 yapımı filmi ‘Microphone – Mikrofon’, dünyaca ünlü siber aktivist grup Anonymous’un öyküsünü gerçek tanıklarından aktaran ‘We Are Legion: The Story of the Hacktivists – Biz Birliğiz, Hacktivistlerin Hikayesi’ gibi filmler bu seçki içinde yer alıyor.  

KÜLTÜR SERVİSİ

 



Mavi Ring ve Ömer Leventoğlu


Yönetmenliğini Ömer Leventoğlu’nun yaptığı “Mavi Ring” filminde, Adalet Bakanlığını  ve cezaevi yönetimini protesto etmek için bir aydır açlık grevi yapan siyasi tutsakların, erimiş bedenleri ve çökmüş metabolizmalarına rağmen 18 saati aşan işkence dolu sevkiyatta yaşadıkları anlatılıyor. Ölüm orucuna giren mahkumlara sinemanın gözüyle bakıyor. Konusunu Fuat Kav’ın Mavi Ring isimli kitabındaki  yazdıklarından alır. “ ‘’Eskişehir Cezaevinde, açlık grevinin 35’inci gününde, bedenleri erimiş, etleri çekilmiş, kemikleri sayılacak kadar zayıf tutuklular,  gecenin bir vakti hücrelerinden zorla çıkartılırlar. Kendileri için özel olarak yapılmış çelikten bir ring aracının, “Mavi Ring”in hücrelerine tıka basa doldurulan tutsaklar, kollarını kesen zincirli kelepçeler ve Ağustos sıcağının ateş topuna döndürdüğü daracık hücreler içinde, saati, süresi, yönü ve sonu belirsiz bir ölüm yolculuğuna çıkartılırlar.” 
   Bu yolda herkes başka bir yolculuk yapmaktadır: ‘’Mahkûmlar için ölüm demek olan bu yolculuk, operasyonu yürüten Binbaşı Mustafa için intikam yolculuğudur. Sevkiyata tesadüfen katılmak zorunda kalan Doktor Pınar için ise durum tamamen farklıdır. Onun için bu yolculuk, hayatı, insanı ve iktidarı yeniden tanıma ve bir keşif yolculuğudur.” Filmde ana karakter Doktor Pınar’ı sinemanın genç yetenekleri arasında sayılan Ezgi Çelik oynuyor. Cannes’den ödüllü Nazmi Kırık’ın da Colombo lakaplı siyasi  mahkumu oynadığı Mavi Ring’de; Kemal Ulusoy, Diyar Dersim, Giyasettin Şehir, Erdal Ceviz, Bilal Bulut, Mehmet Aşkın, Beşir Yılmaz, Mirza Metin, Baran Demir, Sezgin Cengiz, Alişan Önlü, Volkan Ünlü, Erdal Ayna, Şerif Şahiner, Cengiz Güleryüz, Emre Saka, İbrahim Turgay, Haluk Yüksel ve Başak Koyuncuoğlu gibi oyuncular rol alıyor.Filmin asıl amacını ise “şiddetin ölçüsünden ziyade, insanın dayanabilme kapasitesine odaklanmak” şeklinde tanımlayan Leventoğlu, “Başlangıçta klasik ve sert bir hapishane hikâyesini andıran Mavi Ring’deki yolculuk, hiç bir şeyin göründüğü gibi olmayabileceğini anlatmaktadır” diye konuşuyor.




Piran Baydemir belgeseli ‘Fecîra’

Yönetmen Piran Baydemir, belgesel filmi Fecîra ile kadınları, Dersim’in doğasını ve bu kadınların yalnızlıklarını anlatıyor. Yönetmen, anadil konusunda söylenebilecek her şeyi en yalın ve dosdoğru bir şekilde, bir çay sohbetinde ya da hayvanları otlarken karakterlere söyletiyor  Dimilkî yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır ve belki de bu filmdeki  karakterler bu dili konuşan son kuşak olacaklardır. 

Gökçin’in belgeseli ‘Bûka Baranê’

Yapımcılığıni Hafıza Merkezi tarafından gerçekleştirilen, gazeteci İrfan Aktan’ın metin yazarı olduğu ve gazeteci Dilek Gökçin’in yönetmenliğinde çekilen Bûka Baranê /Gökkuşağının Peşindeki Çocuklar adlı belgesel ise 1989 yılında Hakkari’de çekilen bir ilkokul fotoğrafıyla başlayıp, fotoğrafın çekiminden 23 yıl sonra bir araya gelen 10 eski sınıf arkadaşının 90’lı yıllarda ve bugün neler yaşadığına, barışa olan özlemlerine odaklanıyor.Kürt sorununun son 20 yılını ve savaşın içinde çocuk olmayı oldukça etkileyici bir biçimde anlatıyor Bûka Baranê belgeseli.

139

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse