Kürt tiyatrosu kurumsallaşmalı

0
15
REKLAM    

Ali Rıza Kılınç / Mehmet Çakmakçı
Kürt tiyatrocularla Kürt tiyatrosunun içinde bulunduğu koşulları ve geleceğini konuştuk 


Birçok kültürel kaynağa sahip olmasına rağmen Kürt tiyatrosu, arzuladığı işleri çıkarmakta zorlanmaya devam ediyor. Kürt tiyatro oyun örnekleri çok eskilere dayanmakla birlikte son 20 yıldır bu alanda daha özverili çalışmalar yapılmaya çalışıldı. Ancak, kurumsallaşamama ve Kürt yazarların tiyatro metinleri yazma konusundaki sıkıntıları, Kürt tiyatrosunun da bugün içinde bulunduğu sıkıntıları taşınmasında önemli bir paya sahip. Kürt tiyatrosunun içinde bulunduğu koşulları ve geleceği konusunda Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sanat Yönetmeni Mehmet Gündüz ve Dicle Fırat Kültür ve Sanat Merkezi oyuncularından Osman Xunaw sorularımızı yanıtladı. 

 

Kürt tiyatro tarihinden kısaca söz edebilir misiniz? O dönemin ilk oyun örneklerini de gözetirsek… 
Osman Xunaw: Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki her toplumun varlığı, kültürü ve sanatıyla birlikte devam etmiştir. Sanırım tiyatro da insanlığın tarihiyle birlikte var olmuştur. Kürt toplumunda da benzer şekilde her şey kültür ve sanat içinde kendi yaşamını sürdürmüştür. Kürtlerin yaşamı kültür üzerinedir. Sanatı da kültür üzerine kuruludur. Diğer toplumlarda olduğu gibi Kürt toplumunda da amatörce tiyatrolar yapılmıştır. Kürt tiyatrosu Güney Kürdistan’da başlamıştır. Bunların arasında en önemli iki isim Fuad Reşid ve Rehîmê. Birlikte bir tiyatro çalışması yürütüyorlar. Onların tiyatrosunun ismi de “Selahaddin Eyyübi”. 1910 yıllardan 1920’li yıllara kadar bir dizi oyun çıkarmışlardır. 

Kürt tiyatrosunun kültürel kaynakları konusunda neler söyleyeceksiniz? Gördüğümüz kadarıyla Kürt destanları, sözlü kaynakları üzerinde bir dizi Kürtçe metin çalışması ve oyunlar çıkardınız, buradaki deneyimler ışığında neler söyleyeceksiniz? 
Mehmet Gündüz: Aslında günümüzde, Kürt tiyatrosunun kültürel kaynaklarından yeterince beslenebildiğini söylemek yerinde bir yanıt olmaz. Yeterince beslenemiyor. Çünkü kendi dilini, hem bir yazın dili olarak düzenli kullanamıyor, hem bir eğitim dili olarak kullanamıyor. Dolayısıyla yazılı metinler haline gelmesi, insanlar tarafından düzenli olarak okunuyor ve kabul ediliyor olması da zor. Dolayısıyla bizim de yaptığımız işlerde zor oluyor. Yaptığımız destanlarda zor çalışmalar oldu bizim açımızdan. Güncel işlere ilişkin yapılan çalışmalarda, daha çok izleyicinin kabul edebildiği işler haline geliyor. Kürt tiyatrosunun gelişebilmesi için oldukça zengin bir kültürel altyapısı var. Bizler hep şunu söylüyoruz: Kürtler kendi tiyatrosunu hep kendi toprakları üzerinde var edebilirler. Bu topraklarda ciddi kaynaklar var, onları açığa çıkarmak gerekiyor. 

Günümüzde Kürt tiyatrosu ne konumda? Çünkü ‘90’lı yıllarda MKM’ler bünyesinde kurulan Kürt tiyatro grupları kendi çapında bir dizi oyun çıkardı. OHAL’in kalkmasıyla birlikte amatör gruplar daha da arttı. Burada çalışma alanı biraz daha rahatladı sanırım… 
Osman Xunaw: Şimdi aslında Kürtlerin bugüne kadar yaptığı tiyatro, daha çok yaşadıkları ülkenin, halklarının yaptığı tiyatronun bir kopyası niteliğindedir. Yani kendine özgü potansiyellerini açığa çıkarmış bir boyutta değil. Söylediğim bu işte, işin zor yanı… Ne yapmak gerekiyor? Kürtlerin kendi geçmişindeki kültürel varlıklarını açığa çıkarmaları gerekir; destanlarını daha güçlü sahiplenmeleri gerekiyor, yazarların buna bir el atması gerekiyor. Bizim yaptığımız işler, bizim oyuncu arkadaşların elinden çıkıyor. Onlar destanları tiyatro metni haline getiriyorlar. Bence Kürt yazarlar hızla oyun yazmalı. Oyunun kaynağını da kendi topraklarından bulabilmeli. Biz önümüzdeki dönem açısından bu gibi işleri yapmayı düşünüyoruz. Bazı destanları, bazı masalları çocuk oyunları haline getirmeyi düşünüyoruz. Ama bizim şu aşamada temelde daha büyük bir problemimiz var. Bizim kendi dilimizde tiyatro yapabilmemiz için kendi metodolojimizi oturtmamız gerekir. Yani bir eğitim kurumunun oluşması gerekiyor. Kürtlerin bir diksiyon kitabının olması gerekiyor. Kürtlerin birkaç alana eğitim verebilecek kitaplarının hazırlanması gerekiyor. 

Peki neden yapılamıyor, bunların yapılamaması önündeki engeller nelerdir?
Mehmet Gündüz: Sanırım Türkçe tiyatro yapmak daha kolay geliyor. 

Bunda tembelliğin ya da dil üzerindeki engeller nedeniyle yaşanan gerilimlerin payı var mı?
Mehmet Gündüz: Yok, hiç sanmıyorum. Yani bizim bir diksiyon kitabı çıkaramamamızı hangi engellere bağlayabiliriz ki. Ciddi bir tembellik söz konusu. Özellikle bu konuda, bunun temel eğitimini almış olanlar, oturup Kürtçede kaç tane harf varsa, onunla ilgili bir diksiyon kitabı hazırlamalı. Kürt tiyatrosu böyle gelişir. Sonra kendi destanlarını ya da yazılı metinlerini oluşturabilmeli. Kürtçe tiyatronun bilimsel koşullarını yaratmalı… Şimdi yapılan, ifade edildiği gibi geleneksel halk tiyatrosudur. Mesela bünyemizde çalışan 15 yıllık arkadaşlarım var. Bunlar Kürtçe tiyatro yaptıklarında dillerinde problem yaşanıyor. Yani diksiyonlarında artikülasyonlarında problem var. Bunlar bir çalışma temrini ile aşılabilecek şeylerdir. Bizden sonra gelecek gençlerin de bunu kaynak alarak ele alıp kendilerini geliştirmeleri gerekir. Bu gelişebilirse genç akılların potansiyelini açığa çıkarmış oluruz. 
Osman Xunaw: Sayın hocamızın da ifade ettiği gibi, Kürtçeye ilişkin birtakım işler yapma önünde her zaman belirtildiği gibi engeller teşkil etmiyor. Elbette çok uzun yıllar dil üzerinde büyük baskılar yaşandı, hâlâ da yaşanıyor. Ama en azından kendi olanaklarımız içinde, bugünkü mevcut kazanımlar içinde bir şeyler yapmak önünde sorun yok. Hani hep söylenir işte, OHAL sürecinin yarattığı baskılardan söz edilir. Ama bütün bu sıkıntılar içinde tiyatro alanında çalışma yapmanın mücadelesini sürdürenlere ne demeli? Kürt tiyatrosunun sözlü kaynakları çok. Birçok destanı var. Bunları derleyip toparlamasında kim engel koyabilir ki, bizde ciddi bir sorumsuzluk da var. Kürt tiyatrocuları, Cigerxwin’î tanırlar, Osman Sebrî’yi tanırlar, Ehmedê Xanî’yi tanırlar, ama bunlardan yararlanma yine bunların ortaya koyduğu eserleri bir yaratıya dönüştürme konusunda eksik kalırlar. Doğrudur, dünyada sayısız tiyatrocu var. Ama bizim derdimiz kendi topraklarında kendini var etmektir. Kürt yazarları, sanatçıları bu konuda çalışmalarını sürdürmeli. 

Kürt tiyatrosunun bugün yaşadığı güçlükler nelerdir, tiyatroyu hak ettiği ölçüde yeterince kullandığını söyleyebilir miyiz? 
Mehmet Gündüz: Tiyatro ciddi bir ifade aracıdır. Halkın kendisini ifade etme, değiştirme aracıdır. Kürtlerin bu siyasal tarihlerinde bilimsel temele dayanan bir eğitim kurumuna ihtiyaç var. Bizim esasında ne kadar çok iş yaptığımız önemli; bunun önemsenmesi gerekir. Müzik için böyle, halk bilim için böyle, dans için böyle. Sanırım MKM (Mezopotamya Kültür Merkezi) 15 yıldır var. Bu sürede o kurum ciddi işler yapmalıydı. Ama kendilerini geliştiremediler. Bilimsel temelde bakılmazsa 50 yıl da geçse geliştiremezler. Şimdi kendi diliyle tiyatro yapan bir kuruma ihtiyaç var. Tiyatro ciddi bir silah, ciddi bir araç; bunu doğru kullanmak gerekir. 

Sizin de belirttiğiniz gibi Kürt tiyatrosunda anlaşılır nedenleriyle sorunlu alanlar çok. Peki Diyarbakır’da son yıllarda amatör düzeyde de olsa tiyatro yapma arzusu hayli fazla, bu çabayı neye bağlıyorsunuz? 
Mehmet Gündüz: Bu aslında tiyatro yapma isteğinin ne kadar fazla olduğunu gösteriyor. Bunlar önemli şeyler. Burada biz de atölye açtık. Taze kana ihtiyaç var. Bizden sonra gelecek Kürt tiyatrosunun gelişimine katkı sunacağını düşünerek… Dışarıda amatör işler çıkarıyorlarsa bize alternatif işler çıkarıyorlar. Bu önemli tabii… 
Osman Xunaw: Diyarbakır’da bir canlanma var ama bu da daha çok konservatuvarlar üzerinde gelişiyor. Bu önemli ama buraya gidip gelen arkadaşlarımız da Batı merkezli bir yerden Kürt tiyatrosuna bakıyor. Baksın yine de… Ama bunu yaparken kendi tiyatrosunun özelliklerini unutmasın… 

Tiyatroda aşama kaydedilmesi için nelerin yapılması lazım, burada görev ve sorumluluklar kime düşüyor? 
Mehmet Gündüz: Birinci görev bana düşüyor. Bizler de bu temelde yazınsal arşivleme çalışması yapmayı planlıyoruz. Yine yerel yönetimlere iş düşüyor. Bizler önümüzdeki yıl atölye ve konservatuvarlar açmayı planlıyoruz. Konservatuvarda Kürtçe deyimleri çalışma metni yapacağız. Yapalım, yanlış yapalım. Bunun yerine daha iyisi yapılır. Öğreneceğiz… (Diyarbakır/EVRENSEL)

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse