Kürt kadını tiyatroda özne

0
108
 
 
 
 
27 Mart Dünya Tiyatro Günü düzenlenen çeşitli etkinliklerle geride kaldı. Tiyatronun özgünlüğünü, sanatın çeşitliliğini ve tüm bunlara kadın bakış açısını katarak, kadın olmanın özgünlüğünü, sanatın özgünlüğü ile birleştiren kadınlar, Tiyatro Günü vesilesi ile değerlendirmelerde bulundu. Kürt tiyatrosunun kimlik mücadelesi ile birlikte geliştiğini ifade eden kadınlar, bu gelişim içinde kadınların rolünün de önemli olduğunu kaydetti.


Politik bir hareket

İstanbul Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) bünyesinde çalışma yürüten Rugeş Kırıcı, Kürt tiyatrosunun geldiği noktaya değinerek, “Her toplumda olduğu gibi, Kürt tiyatrosunun da beslendiği kaynakları vardır ve bu kaynaklar binlerce yıllık tarihi geçmişe sahiptir” açıklamasında bulundu. Kırıcı, Kürt tiyatrosunun olağanüstü koşullarda ortaya çıkan politik bir hareket olduğuna işaret ederek, 90’lı yıllardaki politik mücadele içinde geliştiğini belirtti. ‘Kürt tiyatrosu başlı başına bir mücadele alanı olarak varolageldi” diyen Kırıcı, Mezopotamya Kültür Merkezleri’nde kurulan “Teatra jiyana nu” tiyatro grubu ile ilk adımların atıldığının altını çizdi.

Kadın her daim vardı

Kürt tiyatrosunda, geçmiş tarihlerde de kadının varlığından söz etmenin mümkün olduğunun altını çizen Kırıcı, “1930’larda Hewler ve Süleymaniye’de Kürt tiyatro festivalleri yapılmıştır. O dönemlerde de Kürt kadın oyuncular vardı. Fakat kadının sanatla bütünleşmesi Kürt politik mücadelesiyle paralel bir gelişim göstermiştir” diyerek 90’larda Kürt kadınının her alanda olduğu gibi kültür sanat alanında da aktif rol aldığını belirtti. Kürt tiyatrosundaki kadınların sadece birer tiyatrocu olmadığını belirten Kırıcı, kadınların aynı zamanda özgürlük mücadelesini veren birer özne olduğunun vurgusunu yaptı. Kırıcı, “Yani hem Kürt, hem kadın, hem de sanatçı olarak varolmanın mücadelesini vermek zorunda olan bireylerdir” dedi.

Kültürel alanda yoğunlaşılıyor

Mizgin TABU / Amed - JınhaTürkiye’de feminist tiyatronun önemli temsilcilerinden biri olan Sevilay Saral, Türkiye’de feminist tiyatro için çok ileri bir aşamada olduğunu söylemenin yanlış olacağını belirtti. Saral, “Bu elbette feminist toplumsal hareketle de paralel bir durum. Öte yandan kültürel alanda kadın nüfusunun yoğunlaştığını görüyoruz. Bunun bir sonucu olarak da, kadın tiyatrosu alanının genişleme ihtiyacı doğuyor” diyerek, kadının artık erkek rollerini oynamaktan bıktığını ve toplumsal durumla beraber kadın oyunları yazılımının bir ivme kazanacağını düşündüğünü belirtti. Saral, Türkiye’de tiyatro alanının geneline bakıldığında, feminist tiyatro yaptığını dile getiren toplulukların sayısının haylice az olduğundan yakındı.

Kadın eksikliği hissediliyor

Amed Şehir Tiyatrosu’nda çalışmalarının yanı sıra, Aram Tigran Kent Konservatuarı’nda tiyatro hocalığı yapan Rezan Kaya, Dünya Tiyatrolar Günü’nün, tiyatro sanatı açısından Türkiye ve dünyanın çeşitli yerlerinde neler olduğunun açığa çıktığı bir gün olduğunu söyledi. Kaya, hemen her alanda olduğu gibi tiyatroda da ciddi anlamda kadınların eksikliğini hissettiklerini belirterek, “Medyada var olan ve kadına biçilen roller büyük tahribat yaratıyor” dedi.

Sanat ezilenden yana olmalı

Dünya Tiyatro Günü Türkiye’de, tiyatro sanatı ve sanatçısının sıkıntıları ile karşılandı. İzmir Yenikapı Tiyatrosu Yönetmeni Orçun Masatçı, muhalif ve devrim çizgisinde tiyatro yapanların yasak ve baskılarla yüz yüze kaldığına dikkat çekerek, tüm bu baskılara karşı sanatın ezilenden yana tavrı ile cevap verdiklerini söyledi. ‘Yaşananları tersine çevirecek sanatçılar var’ diyen Masatçı, “Bu topraklarda barışın, yoksulun, işçinin dilini sahneye taşıyan üretimler de var” diye konuştu.

 

Mizgin TABU / Amed – Jınha

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse