Kürdistan’a örülen duvarları yıkıyoruz

0
98

Doğu Kürdistanlı yönetmen Taha Karimî’nin ‘Caşê Spî’ filmi Filmamed kapsamında gösteriliyor. Karimî, Kürdistani festivallerin Kürtlerin arasına çekilen kültürel duvarların yıkılması anlamında önemli role sahip olduğunu söyledi.

Filmamed Belgesel Film Festivali, Doğu Kürdistanlı yönetmen Taha Karimî’yi konuk ediyor. Daha önce İF İstanbul ve Uluslararası Amed Film Festivali’ne “Kandil Dağları” filmiyle katılan Karimî yeni filmi Caşê Spî’yle (Beyaz Korucu) yeniden 23-24 Mayıs’ta Amedli sinemaseverlerle buluşuyor. Güney Kürdistan’da yaşayan Karimî, Caşê Spî’de Enfal Soykırımı döneminde binlerce Kürt’ü kurtaran kendisi de Kürt olan Baas rejimi komutanlarından Saeid Jaf’ın hikayesine yer veriyor. Filmamed’e ilişkin konuşan Karimî, Kürdistani festivaller sayesinde Kürtlerin arasına örülen kültürel duvarları yıkarak birbirlerini daha iyi tanıma olanaklarını yakaladıklarını ifade etti. Karimî ile yeni filmi, Filmamed ve Kürt Sineması’nı konuştuk.

 
Filmamed’i Kürt Sineması açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Daha önce Hewler’de bir festivale katıldım. Bu tür festivallerin en önemli tarafını, her parçada yaşayan Kürt sinemacıların birbirlerini tanımaları, birbirlerinin tecrübelerinden yararlanıp ilişkilenmeleri olarak tanımlayabiliriz. Mesela Doğu Kürdistan’da çok iyi işler yapan Yazarlar Derneği var. Doğu Kürdistan’da Hejar Mukriyani, İbrahim Ahmed gibi önemli yazarlar var. Ama bunlar Güney ya da Kuzey’de tanınmıyorlar. Aynı şekilde Güney Kürdistan’da bu şekilde dernek ve kurumlar var tanınmıyor. Kürdistan’ın dört parçası arasında kültürel duvarlar örülmüş ve kültürel bir kopukluk yaşanıyor. Umarım bu tür festivaller sayesinde sinemacılar bu duvarları kırar ve birbirimizden ayrı kalma, tanınmama ve tanımama sorununu aşmış oluruz. 

Filmde Enfal Soykırımı döneminde Kürtler’in Caş olarak tanımladığı halkına ihanet etmiş Saeid Jaf’ın hikayesine yer veriyorsunuz. Jaf  aynı zamanda binlerce insanı kurtarıyor. Böyle bir hikaye nasıl ortaya çıktı?

İlk aşama olarak, Baas rejimi ile ilgili bir çalışma yapmaya karar verdim. O sırada, Baas sisteminde rol alan Saeid Jaf’ın (Baas komutanlarından biri) yüzlerce kişiyi ölümden kurtardığını duydum ve bununla ilgili bir araştırma yapmaya başladım. O dönemler büyük ihanetleri ve yıkımlar oldu. O karanlık dönemin içinde yer alan biri vardı. Özüne ihanet etmiş biri, ama özünde iyi bir taraf var. O, ‘ben Kürdistan’ın Schindler’iyim’ diyor. Baas rejiminin bir komutanı ve haindim ama binlerce Kürdü ölümden kurtardım. Ben de Kürdüm ve Kürtleri kurtardım. Söylediği yerlere gittim, o köylerdeki herkes anlattıklarının doğru olduğunu söyledi. Binlerce kişinin hayatını kurtarıyor değişik, delice yöntemlerle. Bu yüzden deli lakabı takılmış ona. O kişi şu an yaşıyor. O dönemde Güney Kürdistan’da yüzbinden fazla Baas rejiminin savunucusu ve taraftarı vardı, bunların yüzde 98’i ölümler, kötülükler yapıyordu. Bunların içinde çok az insanın deliliğin içinde bir olumlu taraf vardı ki, onlar binlerce insanın yaşamını kurtardı. 

Saeid Jaf’ın daha çok hangi yönü ortaya çıkıyor?

O insanı, iyi ya da kötü biri olarak tanımlamıyorum. Bu karakter ile sadece Enfali de anlatmak anlatmak istemiyorum. Karşımızda bir Kürt var, ben izleyiciyi o kişiyi görmeye, duyumsamaya ve onunla bir olmaya davet ediyorum. Onun iyi ya da kötü olması benim derdim değil. Onun yaşamı iki bölümden oluşuyor. Bir bilenen ve görünen tarafı bir de gizemli tarafı var. Görünen tarafı binlerce kişiyi kurtardığıdır. Bilinmeyen tarafı ise kaç kişiyi öldürdüğüdür. Bu konuda ne yaptığını bilmiyoruz. Onun olumlu taraflarını gösteriyoruz. Mesela Enfale uğramış, yakınlarını yitirmiş bir aile var, onlar da bu adamın da -ve tabii ki ihanet edenler hakkında- hiçbir hain gibi iyi olamayacağını söylüyorlar, bunların fikirlerini de bu filmde yayınlıyorum. Ben onun savunuculuğunu yapmıyorum sadece gösteriyorum. Onun kurtardığı insanlar, bunun doğru olduğunu söylüyor. Enfale uğrayan insanlar da Jaf’ın kötülüğünden bahsediyorlar. ‘İyi bir insan olsaydı neden ihanetçi olsun, ne işi var halkına zulmedenin yanında’ diyorlar.
 
Belgeseller tam da bu noktada önemli oluyor, tarihi gerçekleri ortaya çıkarma konusunda..

Belgeseller, hakikate hizmet ediyor. Enfal dönemi karanlık bir dönem, kimsenin fazla bir şey ortaya çıkarabileceği bir dönem değil. Ele aldığım kişi ve konu orayı aydınlatmak için bir ışıktır. 
 
Doğu Kürdistan’da filmlerin, sinema sektörünün geldiği nokta nedir? 

Güney Kürdistan’da film yapmak için imkanlar var. Doğu Kürdistan’da film yapmanın imkanları çok az. Orada her alanda imkanlar kısıtlı ve çok büyük sıkıntılar var. Sinema alanının orada geliştiğini söyleyemeyiz. 
 
Doğu Kürdistan’dan baktığımızda Kuzey sinema açısından nasıl görünüyor? 

Her konuda Kuzey Kürdistan ilerdedir. Burayı gördüğümde çok umutlanıyorum. Kuzeyi, bütün Kürdistan’ın özgürleşmesi konusunda öncü olarak görüyoruz. Güney Kürdistan’da yaşıyorum şimdi. Neden oradayım. Bence Ortadoğu’daki iktidarlar bakımından en özgür alandır. Orada da sıkıntılar var. Ama Ortadoğu’ya baktığımızda özgürlüğün daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Çalışmalarımı yapmam konusunda kendimi rahat hissediyorum, bu yüzden Güney’deyim. Ama Kürdistan’ın her parçasının kendine özgü yapılanması ve özellikleri vardır. Doğu Kürdistan’da sinema eğitimi iyi bir düzeyde, Güney’de sinema yapma, pratik imkanları var. Kuzey’de ise festivaller ekleniyor. Birbirimizi tanıma, paylaşımı gerçekleştirme, bildiklerimizi biraraya getirip ondan çıkarımlar yapma şansına sahibiz. Her parça kendi görevini yerine getirdiği zaman Kürt Sineması da önemli gelişmeler gösterecektir. 
 
İran Sineması dünyada bir ekol oldu, Kürt sineması onun neresinde duruyor? 

İtalyan neorealizm akımından sonra dünya üzerinde başka bir sinema akımı ortaya çıkmadı. Ne Ortadoğu ne Türkiye ne de İran’da kendine has bir ekol yok. Bir tarzı olmadığı için bizim böyle bir değerlendirme yapmamız kolay olmuyor. Şunu diyebiliriz, Doğu Kürdistan’da Kürt sinemasının pek parlak olduğunu söylemek mümkün değil. Ama bu genel olarak Ortadoğu’nun sorunudur. Doğu Kürdistan’da bir Kürt sinemasından bahsedemeyiz, ama Kürdistan’da sinema var diyebiliriz.
 


ÖNDER ELALDI

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse