Küçük bedenli büyük hayatlar!

0
73


Nikolay Ostrovskiy, ‘Ve Çeliğe Su Verildi’ eseriyle Ekim Devrimi’nin nasıl bir iradeyle kazanıldığını bizlere anlattı.

 

Platonov da Ostrovskiy için “O, ‘küçük bir bedenle büyük hayatları kurabiliriz’i ispatladı. Korçagin, ruhun beden üzerindeki zaferidir” diyordu. Rahmi Yağmur yazdı.

Ruhun beden üzerindeki zaferi


Üstünde Nikolay Ostrovskiy’nin küçük bir kabartma portresi bulunan Tverskaya’nın köşesindeki eve giriyoruz. Geçmişte Sergiyevskaya ismini taşıyan bu ev 18 yy. mimar Matve Fiodoriviç’in planladığı küçük bir saraydı. Bir süre Çar’ın bir diplomatı kullandı. Daha sonra zengin çocukların kaldığı pansiyon bir süre sonra ise Rus ordusuna ayakkabı üretilen bir atölyeye dönüştürülmüştü.

Emek çağının ruhu

Her kentin bir çağı olduğu gibi bir ruhu olduğuna inanılır. O çağ o kentin tüm diğer zamanlarına damgasını vurur. Tıpkı Bağdat’ın doğunun mistik çağlarının, İstanbul’un tüm kiliseleriyle Ortodoks doğunun, Floransa’nın Rönesanslı sanatçıların ruhunu ve izlerini taşıması gibi Moskova eşi görülmemiş bir emek çağının ruhunu taşır. Başka hangi çağ hangi yaşam ve rejim biçimleri gelirse gelsin onun o ruhunun izlerini atamaz. Türkler çağlar boyu Konstantinopolis kiliselerini camiye çevirmek için o güzel fresklerin üzerine kaba ve çirkin boyalar sürdü. Ama bunlar asla onların ruhunu değiştirmeye yetmedi. Moskova da emek çağının ruhunu taşıyor. İçine en yüksek teknolojiyle diktikleri post modern gökdelenler henüz o ruhu öldürmeye yetmedi. Çünkü o ruh olağan üstü dönemlerin içten gelen iradenin ortaya çıkardığı kendine göre çizgilerdir.

Hastalandıktan sonra yazdı

Moskova emek çağının yani Korçakin kuşağının kentidir. O kuşak hayal ettikleri dünya için hayatlarını ortaya koyan Rusların çocuklarıydı. Bu eve ün kazandıran ve gelmemize neden teşkil eden 1935-36 yıllarında çalışmaktan hastalanmış ve yatağa düşmüş ama burada da boş durmayarak ünlü eseri “Çelik Böyle Sertleşti” (Ve Çeliğe Su Verildi) eserini kaleme alan yazar Ostrovskiy Nikolay Aleksiyeviç… Bugün dünyada halen milyonlarca kitabı elden ele dolaşıyor. Başlarda hatta 1932’ye kadar Ostrovskiy’nin sadece Genç Muhafızlar adlı küçük bir kitabı vardı ki bunu da aynı isimdeki dergi bölüm bölüm yayınlamayıncaya dek başta kimse yayınlamayı kabul etmemişti. Aynı “Çelik Böyle Sertleşti”nin ikinci cildini de bölümler şeklinde yayınlıyordu.

Gücün sınırlarını hatırlatıyor

Onun ismini duyuran Mixail Koltsov ilk anı şöyle anlatır: “Sırt üstü uzanmış hiç hareket etmeden yatıyordu. Üzerindeki battaniye hiç çıkarılmayacak bir kalıp bir mumya gibi duruyordu. Parmak uçlarının hareket etmesi ya da ellerinin terlemesiydi hayat belirtilerinin olduğunu gösteriyordu. Bütün acılar yüz hatlarında görünüyordu. Sesiz sakin ve sesi kısık sıkıldığında ise titrekti.” Oysa Ostrovskiy tıpkı romandaki Pavel gibi Ukrayna’nın Rovno bölgesinde bir köyde dünyaya gelmiş pek çok işte çalışmış, devrime katılmış, yaralanmış ve durumu giderek kötüleştiğinde yazmaya başlamıştı. Lenin Nişanı ile ödüllendirilen Ostrovskiy, ağır hayatının bedelini 32 yaşında ölerek ödemişti.

Sadece din kutsal yaratmaz

Mixail Koltsov 1935’de milyonlarca insanın okuduğu Pravda gazetesine yazdığı yazıda “biz kahramanları göremiyoruz ama bir şey yapmadan gezen insanlar kendi heykellerinin dikilmesi gerektiğini düşünüyorlar” diyordu. Kitap daha sonra dünyada büyük üne kavuştu ve 1942’de Mark Donski tarafından filme uyarlandı. Nobel ödüllü Fransız yazar Andre Gide 1936’da Sovyetleri ziyaret ettiğinde Ostrovskiy görüşmüş ve şöyle demişti: “Sovyetlerde olmasaydık onun için kutsaldır diyebilirdim. Sadece din kutsalları yaratmaz ispatı bu insandır diyebilirim. Dış dünyadan uzak ama ruhu zengin olan Ostrovskiy’de umut azalmadı geleceğe umutla bakıyordu.”

Küçük beden büyük hayat

Andrey Platonov da “aslında Korçagin bize gücümüzün sırrını gösteriyor… O her hücresi öldüğünde bile hayatı ona teslim etmeden muazzam bir ruh haline dönüşüp edebiyatta olmazsa olmazları yarattı ve şunu ispatladı ki küçük bir bedenle büyük hayatları kurabiliriz. Korçagin ruhun beden üzerindeki zaferidir” diyordu. İçinde yatağı, bir iki parça mobilyası bulunan iki küçük odanın yanında engelli insanların sanatsal yeteneklerini popülize eden bir iki bölümle desteklenmiş bu ev. Kaldığı oda ise 1940’larda müzeye dönüştürüldü. Yazar öldükten sonra de eşi Raisa Polfiriyevna Ostrovskaya müzede 23 sene çalıştı. 1992’de ismi devlet müzesi olarak değiştirildi.

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse