İran Sinemasında Shirin

0
34
REKLAM    

Bir çok sitede, bir çok programda vs. İran sineması ve İran sinemasının gelişimi,değişimi gibi konular işlenmekte.  Bazı yazılar az kalıyor, bazıları fazla geliyor. İran sineması ciddi manada farklılıkların, devrimin, diğerleri gibi olmayışın sineması. Yönetmenleri ve işledikleri konuların orjinalliği diğer birçok ülke sinemasından farklı kılıyor İran sinemasını.

Hem müzikal bir haz yaşatıyorlar hem de sinemanın büyülü tozundan kafi miktarda serpiştiriyorlar. Yöresel çizgilerle oluşturulan filmler modernizmi esir ediyor. Diğer bir çok falan sinemasında filan sinemasında olduğu gibi eski mankenler, yeni mankenler, henüz manken olmuş olanlar yada sadece yakışıklı ve güzel diye sinemaya dahil edilen tiplerden çok uzak bir sinema anlayışları var.

Dışarıdan bakıldığında çok kapalı bir ülke konumunda. Örf ve adetleri  yönetim şekli, siyasi anlayışları, yaşayanları, yaşatılanları, kültürü çok başka. Tüm bu başkalaşım içerisinde sinema gibi sanatın ağababalarından olan bir alanda büyük bir gelişim göstermeleri şaşırtıcı ve etkileyici. Normal şartlarda İran’ı sadece haberlerden,televizyon programlarından ya da arkadaş muhabbetlerinden bilen,takip eden birisine sorsanız kuvvetle muhtemel sinemaya bulaşmaları gibi bir ihtimali dahi düşünemez.

Tamam demiyorum ki sinemaya dair sonsuz bir özgürlük anlayışları var. Bir çok kısıtlamayla karşı karşıyalar. Doğrudur. Zaten mühim olan da bu. Kısıtlamalarla dolu bir ülkede özgür ! sinema yapabilmek. Daha doğrusu bir şeyleri özgürleştirmeye çalışmak.

Abbas kiarostami de İran sinemasının özgürleşmesi yolunda çaba harcayan en mühim yönetmenlerinden birisi. Sinemaya ve özelliklede İran sinemasına ilgisi olanlar Abbas kiarostami’nin bir çok filmini izlemiştir. Her biri birbirinden nadide yapımlardır. Kendi sinema dilini yaratmış ve yarattığı bu dil ile ülke sinemasının dilini de yaratmayı başarmış şahsiyettir.

Size Abbas kiarostami’nin en farklı yapımlarından birisi olan shirin(şirin) filminden bahsetmek istiyorum. 2008 yapımı bir filmdir şirin. Tek mekanda geçen nadide filmlerdendir. Mekanımız bir sinema salonudur. Tam 112 kadın oyuncu ve aralara serpiştirilmiş 3-5 erkek oyuncu ile dolu bir sinema salonu. Beyaz perde de Ferhat ile şirin filmi. Perdedeki filmden yansıya tek şey oyuncuların sesi. Onun haricinde tam 92 dakika boyunca sadece 112 kadın ve az sayıda erkeğin yüzlerini izliyoruz. Onlar filmi izlerken biz filmi izleyenleri izliyoruz.

İzledikleri filmde olaylara verdikleri tepkiler üzerinden devam eden bir film şirin. Ağlayan, şaşıran, gülümseyen, sinirlenen bir sinema salonu dolusu yüz ile baş başa bırakıyor Abbas kiarostami. Sinemadaki filmin gidişatını sinema salonundakilerin yüz ifadelerinden takip ediyoruz.

İzlemesi kolay mı ? eğer sinemanyak değilseniz zor. Fakat izlerseniz hanenize bir sayı daha eklemiş olursunuz ve maçta öne geçersiniz.

Bana kalırsa filmin en önemli özelliği ne tek mekanda geçmesi ne de sadece suratlardan oluşan bir film olması. Filmin en önemli özelliği İran’ın baskıcı rejimini, kadınlara karşı izlenen ötekileştirme politikalarını, din-kültür adı altında uygulanan falan filan kurallarını yerle bir ederek kadınların,’İran kadınının’ yüzünü göstermesidir. Kadınları itildiği arka koltuklardan kurtarıp en ön saflara yerleştirmesi, onlarında erkekler gibi insan olduklarını göstermesidir.

Kadınlar dünyanın her yerinde olduğu gibi İranda da güler, ağlar, üzülür, mutlu olur, makyaj yapar. Film bize bunu gösteriyor. Abbas kiarostami bize bunu haykırıyor. Kadın sinemanın içinde olmalıdır, olmak zorundadır…

 

Süleyman Yakupoğlu

Reklam

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse