Hezar-O Yek Siv / 1001 Elma

0
16
REKLAM    

Taha Karimî’nin yönetmenliğini üstlendiği “Hezar-O Yek Siv / 1001 Elma” !f Bağımsız Filmler Festivali kapsamında Ankara’da da gösteriliyor. Belgesel, yarın Cinemaximum Armada Salon 3’te 17:00 seansında sinemaseverlerle buluşuyor. Filmin merkezine aldığı trajedi, Irak’ın kuruluş yıllarında Kürdistan’ın sömürgeleştirmesiyle başlıyor.

Sömürgecilerin dört parçaya böldüğü Kürdistan, bu trajediyi yaşamaya mahkum edilir. Film de böyle bir tarihsel persfektiften yola çıkarak 1988’de Saddam Hüseyin önderliğindeki Baas rejiminin yaptığı soykırımı ele alıyor. Tarihe Enfal Soykırımı olarak geçen olaylar, Güney Kürdistan’ın birçok bölgesinde yaşandı. Bu kırım sonucunda 182.000 sivil Kürt öldürüldü ve 350 toplu mezar açıldı. Bu toplu mezarladan sadece 10 kişi kaçmayı başarabildi. “Hezar-O Yek Siv” de mezarlardan kurtulan beş kişinin soykırımı dünya kamuyona duyurma ve geçmişle yüzleşme hikayelerine odaklanıyor. Filmin ana hikayesi ise Güney Kürdistan’da barışın sembolü olan kızıl elmalar üzerinden yürüyor.

 

Kurtulanlar anlatıyor

Kurtulanlar anlatıyor

‘Yerimizde olsaydınız ne yapardınız’ sorusu ile başlayan film, ardından bizlere acılarla örülmüş dünyanın kapılarını açıyor. Film boyunca kurtulan beş kişinin soykırımın unutulmaması ve dünya kamuoyuna duyurulması için gerçekleştirdiği çabalara tanık oluyoruz. Onların soykırım yıllarında yaşadıklarını bütün sıcaklığıyla yaşıyoruz. Kurtulanlar, ‘Irak toplu mezarlardan sağ kurtulanlar’ grubunu da kurarak acıların sağaltılması ve barış için farklı bir şey yapmaya karar verirler. Bu amaca ulaşmak için de geleneklerinde önemli bir yeri olan bir ritüele başvururlar.

Her ölen için bir elma

Her ölen için bir elma

Filme ismini de veren kızıl elma, Güney Kürdistan’da kavgalı olanların barışması için önemli bir sembol. ‘1001 Elma’ ismi, 1001 gece masallarından yola çıkılarak alınsa da kızıl elma Kürdistan halklarının kültüründe farklı anlamlar taşır. Kimi yerlerde ise büyük sözler ve yeminler onun üzerine edilir. Grup bu geleneği barışmanın bir aracı olarak kullanmak ister ve soykırımda yakınını yitiren ailelere kızıl elmalar dağıtır. Hayatını kaybeden kişi sayısı kadar evlere dağıtılan elmalar, aileler tarafından karanfillerle süslenir. Daha sonra ailelerden toplanan elmalar katledilenlerin fotoğraflarıyla birlikte Bağdat’a ulaşmak üzere Dicle Nehri’ne atılır. Bu aşamada barışın gerçekleşme olanağına pek inanmasalar da gösterdikleri bu çabanın barış için çok önemli bir yerde durduğuna inanırlar.

Ölüm ve yaşam arasında

Kurmacayla belgesel arasında yer alan ‘1001 Elma’da yaşadıklarına hâlâ inanamayan insanların geçmişlerini anlatması geniş yer tutar. Onlar kurtulmuştur ancak yakınlarının çoğunu bu toplu mezarlarda yitirmişlerdir. Gördükleri karşısında yaşamanın ne anlam ifade ettiği konusunda kafalarında soru işaretleri vardır. Ancak yapılanları dünyaya duyurmak ve toplumun yaşadığı trajedisini hafifletecek çabalar, onları yaşama bağlayan önemli bir uğraş olarak kendini gösterir. Ölüm ve yaşam arasında kendilerini yaşama götüren o anı anlatırken, bir yandan katliamcıların acımasızlığını diğer yandan da soykırımın boyutlarına tanık oluruz. Bununla birlikte bilmediğimiz kimi ayrıntıları da öğreniriz. Hikayenin çoğu ise mezarda ölülerin arasından kurtulanların anlatımlarını içeriyor. Bütün bu anlatımların ışığında film yine aynı soruyu sorarak son buluyor: Yerimizde olsaydınız siz ne yapardınız? Yönetmen Taha Karimî’nin filmi yapma nedenlerinden birinin soykırımı unutturma ve saklama çabalarına karşı hatırlama eylemini harekete geçirmek olduğunu düşünürsek, filmin amacına ulaştığını söylebiliriz.
 

Sömürge koşullarındaki trajediler

Doğu Kürdistan’ın Baneh kenti doğumlu Taha Karimî, sinema ve tiyatro eğitimi aldı. Filmleriyle dünya çapında tanınan Karimî, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında FilmAmed Belgesel Film Festivali’nden dönerken trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Eserlerinde Kürdistan halkının yaşadıklarına yer veren Karimî’nin odaklandığı konular arasında daha çok sömürge koşullarında yaşayan halkın trajedileri yer alıyor. Çalışmaları arasında Zarian (2002), Diktatörlerin Kitabı (2004), Kandil Dağları (2010) ve Caşe Spi (Beyaz Korucu) (2012) bulunuyor.

Hezar-O Yek Siv

hezar-o yek siv

Reklam

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse