Filmi sıkışmışlık üzerinden ördüm

0
20
REKLAM    
 

“Köprüdekiler” ile ‘varoş insan’ların yaşamlarına vizorünü çeviren yönetmen Aslı Özge, ikinci filmi olan “Hayatboyu”nda ilk filminin tam tersine bir ailenin hikayesini paylaştı. İtalyan yönetmen Michelangelo Antonioni’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki süreçte özellikle yabancılaşma kavramını anlattığı filmlerini anımsatan “Hayatboyu”nun yolculuğu, şubat ayında 63. Berlin Film Festivali’nde başladı ve uluslararası alandaki festival yolculuğu hala devam ediyor. Türkiye’de ilk olarak İstanbul Film Festivali’nde izleyiciyle buluştu. Türkiye’de vizyona girmesinden sonra 2014 yılı içerisinde Almanya, Hollanda ve Fransa’da da vizyona girecek. Yönetmen Aslı Özge, filme ilişkin konuştu.



Sıkışmışlık üzerine ördüm

“Köprüdekiler” ve “Hayatboyu” filmlerinin birbirlerinde çok farklı olduğunu anlatan Özge, “Köprüdekiler, İstanbul’un kıyıda kalmış semtlerinde yaşayan, köprüyü geçmeye çalışan ama bir türlü geçemeyen insanların hikayesini anlatan bir filmdi. Oyuncuların büyük bölümü amatördü ve yazdığım metne bağlı kalarak kendilerini oynuyorlardı. Filmin de onların dünyasını yansıtacak daha gerçekçi diyebileceğimiz bir estetik anlayışı ve anlatım yapısı vardı. Her kadar Köprüdekiler’deki karakterlere göre hayatlarında belirli bir konfora ulaşmış, köprüyü geçebilmiş karakterleri anlatsam da, ikisinin temel meseleleri arasında benzerlik kurmak mümkün. Hayatboyu da yine karakterlerin güvensizlikleri korkuları üzerinden sıkışmışlık ve çıkışsızlık gibi temalar etrafında örmeye çalıştığım bir film oldu” diye belirtti.

Kişisel korkulara yer verdim

“Köprüdekiler”i yapma fikri Boğaziçi Köprüsü üzerinde olağan trafik sıkışıklıklarından birinde orada bir şeyler satmaya çalışan insanların nasıl hikayeleri olabileceğine dair düşünmeyle başladığını belirten Özge, “Hayatboyu” filminin fikrinin ise, 20-30 yıl sonra nasıl bir hayatının olabileceğini düşüncesiyle oluştuğunu anlattı. Özge, “Filmin senaryosunu yazarken ise sevdiklerimi kaybetme ve yaşlanma korkusu, elimde olanı kaybetmemek için yeniliklere karşı kendimi kapama korkusu, risk almaktan korkmak gibi birçok kişisel korkularımı filmin merkezine koydum” dedi.

Aslı Özge kimdir?

1975’te İstanbul’da doğan yönetmen, 1999 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Tv Bölümü’nden mezun oldu. 2000’de çektiği Büyük Harf C adlı kısa filmiyle çeşitli festivallerde ödüller aldı. 2003’te, Alman Sinema-Tv Akademisi’nin desteğiyle ve Alman televizyonu ZDF/3sat ortaklığıyla ilk uzun metrajlı filmi “Biraz Nisan”ı çekti. Hesperos’un Çömezleri adlı belgesel filmini 2005’te İstanbul’da tamamladı. Aynı yıl Selanik Film Festivali’nde Soluksuz adlı bir sonraki uzun metrajlı film projesiyle Balkan Fonu Senaryo Geliştirme Ödülü’nü aldı.

 

Handan TUFAN / İzmir – Diha
Reklam

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse