Fakirden çalıp zengine veren modern Robin Hood’lar

0
10
REKLAM    

 

Önder ELALDI 
Politik Sinemanın ustalarından Costa-Gavras, yeni filmi ‘Kapital’ ile İstanbul Film Festivali’ne konuk oluyor. Kapitalizmin acımasız doğasını bankacılık sistemi üzerinden ele alan ‘Kapital’, kapitalist toplumlarda egemen değer olan paranın insan üzerinde yarattığı tahribatları gözler önüne seriyor. Sermayenin karmaşık yapısını yalınlıkla beraber ustalıkla anlatan Gavras, sermayenin doğasını anlatmadaki yetkinliğini de bir kez daha gösteriyor. Genç yaşında Phenix Bank’ın yönetim kurulu başanlığına seçilen Marc Tourneuil’ün yükselişi üzerinden emek ve sermeyenin uzlaşmaz çelişkisini ve sermayenin baskılandığında faşizme nasıl evrileceğinin işaretlerini de veriyor.

Tourneuil’ün önlenemeyen yükselişi

Phenix Bank yönetim kurulu başkanı Jack, teshis kanserine yakalanmıştır. Avrupa’nın en önemli bankalarının arasında yer alan banka, yeni liderini yani yönetim kurulu başkanını seçmek zorundadır. Güç dengelerini elinde tutmak isteyen Jack genç ve tecrübesiz Marc Tourneuil’ün başkanlığa seçer. Diğer yönetim kurulu üyeleri bir yandan kendilerinin seçilmediğine üzülürken diğer yandan da Tourneuil’in yönlendirilecek kolay bir yem olduğunu sanarlar. Ama bu onların fena bir yanılgısı olacaktır.

Diktatörlüğün prototipi

Tourneuil, tecrübesiz olmasına rağmen kapitalizmin vahşiliği üzerine kurulu doğasını iyi bilir. Hırslı bir yapıya sahip Tourneuil, girişimci kapitalist ruhun finans sektöründeki katıksız temsilcisi. Amaca giden her yol onun için doğru ve gerçektir. Parayla hem saygınlık kazanacağına hem de gücü kendinde toplayacağına mutlak inanır. Öncelikle yönetim kurulundaki bütün rakiplerini emekli bir polis şefine izlettirir ve onlar hakkında bilgi alarak konumunu güçlendirir. Önceleri dengeleri gözeterek hareket eden Tourneuil, zamanla karar alma mekanizmalarında etkin bir konuma gelir. Orada tutunabilmesi için kapitalizmin doğasına uygun olarak acımasız yöntemlere başvurup tek adamlığa oynamak zorunda olduğunu bilir. Tıpkı siyasal iktidar alanında olduğu gibi. Tourneuil, aynı zamanda bir diktatörün nasıl ortaya çıktığının da prototipi.

Sınırsız eylem alanı

Bankacılık sektörü, finans kapitalizmi içinde en çok spekülasyona dayalı alandır. Toplumsal hayatta hep olmasını isteyegeldiğimiz ve onun için çaba sarf ettiğimiz etik değerler burada geçerli değildir. Sektör, ‘Somut koşulların somut tahlili’ üzerinden sınırsız bir eyleme biçimi içinde hareket eder. Amaç ise güç ilişkilerinin sürmesi için daha çok kazanmak. Tourneuil’ün ilk işi şirketi büyüterek kendi konumunu güçlendirme amacı taşır. Bunu yapmak için de işten çıkarma yöntemine başvurur; gerekçe ise sermayenin olağan oyunu kriz.

Piyasa: hiçliğin var olması

İşten çıkarma işlemi şirket hisselerin değerini artırmak için kullanacağı spekülatif bir hamledir. Geniş çaplı bir işten çıkarma operasyonu örgütleyen Tourneuil, yürülükte olan sosyal yasaların kendisine engel olmaması için hükümetin de desteğini alır. İşten çıkarmalar gerçekleşir ve piyasanın buna tepkisi ise olumludur. Bir yandan işten çıkarmalara tepkiler gelirken diğer yandan da şirket hisselerinin değeri dörtte bir oranında artar. İnsanların mağduriyeti piyasanın akçe değeridir. Değersizlik üzerine kurulu uluslararası bu yapıyı Gavras, hiçliğin ‘var olma’ biçimi olarak özetliyor.

Olağan yalan kriz

Tourneuil’ün statüsünün yükselmesi onun sosyal yaşamındaki değişimleri de tetikler. Eşi ve ailesinin diğer bireyleri arasında gerilim her geçen gün kendini gösterir. Hayatın merkezine parayı koyan Tourneuil için diğer bütün ilişkiler talidir. Cam fanuslarda yaşayan iş dünyasının toplumla olan teması sadece aile ilişkileri üzerinde yürür. Cavras, toplumun bütün bu sisteme tepkisini ise amcası aracılığı ile verir. Amcanın “İşten çıkarmalar için vicdanın sızlamıyor mu” sorusuna her zaman geçerli bilindik bir yalan ile karşılık verir: Kriz.

Modern Robin Hood’lar

Çok uluslu bir banka olan Phenix’in ortakları arasında bulunan Amerikalılar, Tourneuil üzerinden şirketteki hisselerini artırmak için bir takım oyunlara başvurur. Asyada iflas etmek üzere olan bir bankayı satın aldırarak Phenix’in hisse değerlerini düşürmek isterler. Böylece değeri düşen hisseleri satın alıp, şirkette etkin olma planları yaparlar. Koltuğu tehlikede olan Tourneuil ise onlara kendi yöntemleriyle karşılık verir. Başarısı sayesinde başkanlığa yeniden seçilen Tourneuil ise başarısının sırrını şöyle özetler: “Modern dünyanın yeni Robin Hood’larıyız. Fakirden çalıp zenginlere vermeye devam edelim.” Film, bugün 13:30’da Atlas, yarın ise 21:30’da Rexx Sinemasında izlenebilir.

Liberalizm içinde kodlu faşizm

Finans sektörü sıradan yurttaş için her zaman için karmaşık bir yapı olarak var olagelmiştir. Rakamlar, grafikler, hesaplar, yükselen ve azalan hareketler vb hepsi bu alanın anlaşılmazlığı üzerine kurulmuştur. Gavras için ise hiç de öyle değil. Somut olaylar üzerinden sade anlatımları, bu konuya ne kadar vakıf olduğunu gösteriyor. Gavras, özellikle karmaşık olarak gösterilen işleyişin öz yasalarını ve bu yasaları harekete geçiren duygu ve düşünceleri deşifre ediyor. Gavras, kapitalist yasaları anlatmakla birlikte faşizme de işaret ediyor. Tourneuil’in yaşlılar ile ilgili “gençler sabah akşam köle gibi çalışarak yaşlıların fonunun şişmesine neden oluyor” sözleri ise yeterince liberal olan sistemin baskılandığı anda faşizme nasıl evrileceğini ifade ediyor.

Reklam

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse