Dziga Vertov’un Sinema Kuramı

0
57

Dziga Vertov’un Sinema Kuramı

Dziga Vertov (Denis Arkadievich Kaufman)  1896 yılında dünyaya geldi. Lise yıllarında müzik eğitimi aldıktan sonra Psiko-Nöroloji Enstitüsü’nde okumaya başlar. Burada da fütürist gruplara katılır.

1918’de Moskova Film Komitesi’nde çalışmaya başlar. Burada yazar ve kurgucu olarak çalıştıktan sonra yine aynı komitede ‘’Belgesel Bölümü Sekreterliği’’ne getirilir. Bu dönemden sonra Vertov ajit- trenler adı verilen Sosyalist Devrimin propagandasını yapan trenlerle ülkenin dört bir tarafını dolaşmıştır. 1919’da Devlet Sinema Enstitüsü’nün açılması aslında sadece Sovyet Sineması açısından değil dünya sinema tarihi açısından da önemli bir olaydır. Çünkü burada önemli sinemacılar yetişecektir.

 

 

Sinema Anlayışını Etkileyen Kaynaklar

Konstrüktivizm

Kelima anlamı olarak inşacılık, yapısalcılık anlamına gelen bu kavram Vertov’u etkileyen kaynaklardan en önemlisidir. Rus Konstrüktivizmi’nin en önemli temsilcisi sayabileceğimiz isim olarak Vladimir Tatlin’i söyleyebiliriz. Bu sanatçı devrimden önce tamamıyla soyut çalışmalar içinde yer almıştır. Fakat 1917 Devrimi’nden sonra yeni sanat anlayışını yapılandırmak ile görevlendirilen Tatlin sanatını topluma yararlı olmak amacıyla kullanmıştır. Ona göre sanatçılar toplumun günlük yaşamındaki sorunları yansıtmalıdırlar. Keza o dönemde Tatlin ve arkadaşları sadece toplumun sorunlarını yansıtmakla kalmamışlar, sorunları çözmek için sanatsal yaratıcılıklarını da kullanmışlardır. Gerçekçiliği bozan yanılsamayı ortadan kaldırmaya çalışan Meyerhold’da konstrüktivist anlayışı tiyatroya uyarlamıştır. Oyuncularını tek yönlü değil çok yönlü geliştirmiştir.  Ayrıca tiyatroda seyircilerin oyuna katılımlarını sağlayan çeşitli atraksiyonlar gerçekleştirerek gerçeklik olgusunu bununla da tamamlamaya çalışmıştır.

Konstrüktivist sanatçılar makineyi öne çıkarmışlardır. Bunun sonucunda da endüstrileşmede  hızlanma sağlanmış, yeni bir sanat anlayışı ortaya çıkmış ve bu sanat anlayışından birçok yönetmen de etkilenmiştir. Konstrüktivist sanat anlayışını şair Vladimir Myakovsky’de de görmek mümkündür. Bütün bu sanatçıların anlayışlarından Vertov’da etkilenmiştir. Sinemada yanılsamayı kaldırması tamamıyla gerçekliğe yönelmesi bunu kanıtlar niteliktedir. Kameralı Adam filminde bir kentin gündüz saatlerinden itibaren gösterilmesi ve sonrasında filmin birçok yerinde çalışan makinelerin gösterilmesi buna örnektir. Makineleşme, dinamik kurgu aslında yeni toplumun ve sistemin dinamikliğini, inşasını göstermek amacıyla bilinçli olarak tercih edilmiştir. 1922’de yayınladığı ‘’Biz’’ başlıklı bildiride de insan ile makine arasındaki ilişkinin olumlu yönde olması gerektiğini savunması yönetmenin konstrüktivist anlayıştan etkilenmesinin bir kanıtıdır diyebiliriz. Keza Vertov aynı bildiride Konstrüktivist sanat anlayışını benimsediğini de açıklamıştır.

 

Fütürizm

Fütürizm, gelecekçilik anlamına gelen bir sanat anlayışıdır. Bu anlayış İtalyan şair ve oyun yazarı Emillio F. T. Marinetti tarafından akım haline getirilmiştir. Marinetti de geleceği makineleşmede gören bir sanatçı idi. 1909’da Fütürist bildiriyi yayınladı. Bu akımın sanatçıları eskiyi reddediyor, hızı ve makineyi yüceltiyordu.

Bildirgede yazan şu cümleler fütüristlerin nasıl bir sanat anlayışına sahip olduklarını anlamamız bakımından daha yararlı olacaktır: ‘’Güzelliğin yeni biçimi olarak hızın güzelliğini gösteriyordu. En güzel biçimlerden bir de, bir yarış otomobili olabilirdi. Yaşam tüm sanatlar, makinelerin işleyiş biçimine uygun olarak yeniden düzenlenmeli, metropolis kaotik ve gürültülü yaşamıyla her an gündemde olmalıydı. Savaşlar gerekliydi, çünkü insanlığı geçmişin artıklarından temizleyecekti.’’(1) Yine aynı bildirgenin son sözlerini şu şekilde bitirmişlerdi: ‘’ Bu kırıp geçiren, bu yıkıcı şiddetteki bildirgemizi İtalya’dan bütün dünyaya ilan ediyoruz ve “gelecekçilik”i (Fütürizmi)kuruyoruz; çünkü ülkemizi, profesörlerin, arkeologların, çenesi düşük edebiyatçıların ve antikacıların kangreninden kurtarmak istiyoruz.’’(2)

Fütürizm özellikle 1917 Sosyalist Devrimi’nden sonra SSCB’deki bir takım sanatçıları da etkilemiştir.  Şair Mayakovsky bunlardan en önemlisidir. Örneğin ‘şair işçidir’ adlı şiirindeki şu dizeler aslında Fütürizmden ne kadar etkilendiğinin bariz bir kanıtıdır. Toplumun aydınlarının aslında pratikte topluma yarar sağlamasını istemektedir Mayakovsky.

Sovyetler Birliği’nde Fütürizm’den etkilenmiş sanatçılardan birisi de Vertov’dur. Sinemayı soyut değil toplumun içinde yaşayan dinamik bir sanat dalı olarak görmüştür. Keza filmlerindeki gerçekçilik unsuru, dinamik kurgu, ardı ardına eklenen birçok farklı görüntü buna örnek olarak gösterilebilir.

Şunu da belirtmekte fayda var ki devrimden sonraki yıllarda  Sovyetler Birliği’ndeki sanat akımlarında Fütürizmden daha çok Konstrüktivizm’in etkilerini görmek mümkündür. Keza Vertov için de aynı şey söz konusudur diyebiliriz.

 

Sinema Anlayışı

Vertov’un sinemaya kattığı bir kuram olan sine-göz(kino-glaz) bir bakıma belge filmin temel yapı taşlarından biridir aslında. Dram sinemasına karşı Vertov sine-göz ü ortaya koymuştur. Ona göre sinema bütün hikayelerden arınmalıdır. Sinemanın esas işlevi hikaye anlatmak değil gerçekliği göstermektir. Makyaj, oyuncu, sahne düzenlemesi, diyalog gibi ögeler aslında gerçekliği bozan şeylerdir. Sinemacı gerçeği yakalamalıdır. Bunun içinde Vertov ‘’Ben bir gözüm, ben bir mekanik gözüm’’ demektedir.  Ona göre kameranın gözü insan gözünün gördüğünden daha fazlasını görmektedir.

Vertov’un sinema anlayışını daha iyi anlayabilmek için Kinoglaz Manifestosu’nda söylediklerine kulak vermek gerekir :

‘’1. Drama halkın afyonudur.

2. Kahrolsun beyaz perdenin ölümsüz kralları ve kraliçeleri. Yaşasın sıradan, günlük işlerin başındaki ölümlü insanlar !

3. Kahrolsun burjuva senaryoları !

4. Drama kapitalistlerin elinde ölümcül bir silahtır. Biz bu silahla devrimci günlük yaşamımızı sergileyerek silahı düşmanımızın elinden alacağız!

5. Modern drama da eski dünyanın bir artığı, devrimci gerçeğimizi eski şekillere sokma çabasıdır.

6. Kahrolsun günlük yaşamımızın tiyatroda sahnelenmesi. Bizi olduğumuz yerde yakalayıp çekin!

7. Senaryo üzerinde uydurulmuş bir masaldır. Biz kendi yaşamımızı yaşarken üzerimize biçilen görüntülere boyun eğmeyeceğiz!

8. Herkes kendi işini yapsın, başkasının işini engellemesin! Sinemacının işi bizi, işimizi engellemeyecek bir şekilde çekmektir.

9. Yaşasın proletaryanın devrimci sine-gözü!’’(3)

Yine 1924’te yazdığı bir yazısında Vertov sinema anlayışının genel çizgilerini şu şekilde özetlemiştir:

‘’Bizim için Kinoglaz ‘gözün göremediği şeydir’, zamanın mikroskopu ve teleskopudur, zamanın negatifidir, uçsuz bucaksız bir görme olanağıdır, bir kameranın uzaktan kumandasıdır, telegözüdür, X ışınlı bir gözdür, ‘yaşamın oluş halinde yakalanmasıdır’ vb…Bütün bu çeşitli tanımlamaların birbirini tamamladığı Kinoglaz gerçeği yakalama ve göstermeye yarayan bütün yol ve yöntemlerdir, bütün sinemasal buluşlardır, bütün sinema araçlarıdır.  Amaç Kinoglaz için Kinoglaz yapmak değil, Kinoglaz’ın araçları ve olanaklarıyla gerçeği vermek, yani sinema gerçektir. Amaç, salt ‘yaşamı oluş halinde yakalamak’ için değil, insanları maskeleri olmadan, makyajsız olarak göstermek, onları oyunculuk yapmadığı sırada kameranın gözüyle yakalamak, onların düşüncelerini kamera ile açığa çıkarıp okumak içindir. Kinoglaz görünmezi görünür kılar, karanlıkta olanı aydınlatır, saklı olanı açığa çıkarır, gizlenenin maskesini düşürür, masalı(fiction) gerçek, yalanı doğru yapar.’’(4)

 

Film Kameralı Adam

Kameralı Adam filminin bir sahnesinde kamera hareketiyle Bolşoy Tiyatrosu’nun ikiye ayrılması Vertov’un tiyatronun kalıplarına, yanılsamaya, dramaya karşı koyduğu tavrı net bir şekilde göstermektedir.

Filmde günün erken saatlerinden itibaren bir şehrin günlük yaşantısı filme alınmıştır. Birbiri ardına eklenen farklı görüntülerle makinelerin gösterilmesi aslında yeni bir sisteme ve bunun yarattığı topluma yapılan bir övgüdür. Güçlü ve dinamik bir ülke portresi çizilmek için bu yapılmış bilinçli bir tercihtir. Fabrikada hep birlikte çalışan insanların gösterilmesi kolektif  üretim sürecinin anlatılması amacıyla yapılmıştır. Kurgu yaparken yönetmenin gösterilmesi, kamera elinde dolaşan kameramanın çekilmesi aslında sinemada gerçekçilik unsuruna Vertov’un ne kadar önem verdiğini göstermektedir. Bertold Brecht’in tiyatro anlayışının sinemaya yansımasıdır bir bakıma. Seyircinin özdeşim kurması engellenir filmle ve seyirci de görüntülerin gerçek olduğunun farkındadır. Filmi çeken kişi de kentte yaşayan halktan birisi olarak gösterilmektedir. Kamerayı yeri geldiğinde bırakır ve dinlenmeye başlar.

Vertov’dan Etkilenen Akımlar

Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki Vertov’un Robert Flaherty ile birlikte Belgesel Sinemanın kurucularından sayabiliriz. Kino-Pravda adını verdiği anlayış 1960’ta Fransa’da Jean Rouch  ile başlayan Cinema-Verite(sinema-gerçek) akımının öncülü olarak sayılmaktadır. Yani Kino-Pravda eşittir Sinema-Gerçek diyebiliriz. Bu akımdan sonra Vertov’dan ‘Yeni Dalga’ akımının bazı yönetmenleri de etkilenmişlerdir. Fransa’da1968 yılında Jean-Luc Godard, Jean-Henry Roger, Jean-Pierre Gorin ‘Dziga Vertov Grubu’nu oluşturmuşlardır. Bu üçlü Vertov’un politik görüşünü ve sinema anlayışını benimsemişlerdir.

İngiliz Belge Okulu yine Vertov’un kuramından etkilenen akımlar arasındadır. Flaherty ve Vertov’un gerçekçi sinema anlayışları 1930’larda John Grierson’un oluşturacağı bu belge okulunun görüşlerine rehberlik etmiştir.

Bir diğer etkilenen akım ise İtalyan Yeni Gerçekçiliği’dir. Bu akımın içerisinde bulunan gerçekçilik anlayışı ve filmlerde oyuncuların amatör olması sonucunda daha az ‘rol’ yapmaları tam olmasa bile Vertov’un sinema anlayışından etkilenmelerinin kanıtıdır.

Toparlayacak olursak şunları diyebilirz ki; Vertov’un 1920’lerde yarattığı sinema anlayışı hala güncelliğini korumaktadır. Özellikle Belgesel Sinema’nın öncülerinden biri olan Sovyet yönetmenin geliştirdiği kurgu anlayışı birçok akıma ve yönetmene rehberlik ediyor hala.

 

Önemli Filmleri

On Birinci Yıl, Öncü Gerçek (1924),

Lenin Kino Pravda(1924),

SinemaGöz(1924),

Radio-Kino- Pravda(1925),

Sovyet, Uzun Adım İleri(1926)

Film Kameralı Adam(Chelovek  s Kinoapparaton/1929)

 

Dipnotlar

(1)   ABİSEL Nilgün, Sessiz Sinema, Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Yayınları, Ankara, 1989, s.106 Aktaran: Esin Coşkun, Dünya Sinemasında Akımlar, Phoneix Yayınevi, Basım: Şubat 2009 Ankara, syf. 37

(2)   http://tr.wikipedia.org/wiki/F%C3%BCt%C3%BCrist_Bildiri

(3) Kinoglaz Eğitim Programı 1926 S.S.C.B

(4)  Vincenti Giorgio, Sinemanın Yüz Yılı, (çev. Engin Ayça), Evrensel Basım Yayın, İkinci Basım, Eylül 2008, s. 42, 43

 

Arda KAYA

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse