Dağ Sineması Halil’ini arıyor!

Önder Elaldı

0
28
REKLAM    

Dağ Sineması’nın kurucusu Halil Uysal’ın bugün ölümünün 5. yıldönümü. Gidişinin ardından beş yıl geçse de Kürt sineması kaybettiği dağını hâlâ arıyor. 1973 yılında Almanya’da doğan Uysal, 1995 yılında kısa bir süre kalmak için gittiği Kürdistan dağlarından çok etkilendi ve gerilla yaşamına başladı.

Kürt Sineması dağını arıyor

Gitmek, her zaman insanlarda geriye dönük bir hüzün bırakır. Gitmek; özgürlük uğrana ve geriye dönülmeyecek yücelikte ise bu kararlılığın yarattığı özlem, çağlar boyu sürecek bir duygu ve biliç yaratır halklarda. İşte bu özgürlük bilincini her gün tekrar tekrar düşündüren tarihi kişiliklerden biri de yakın dönemde yitirdiğimiz Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin neferlerinden Halil Uysal (Halil Dağ)dı. Gidişinin ardından tam beş yıl geçti. 1 Nisan 2008’de Besta bölgesinde yaşanan çatışmada yaşamını yitiren Uysal, bir süreden beri “Ağrı Dağı’na Yürüyenler” adlı projesi için Kürdistan’da bulunuyordu. Kürt Sineması ve Dağ Sineması’nda önemli eserler veren Uysal’ın gidişinin ardından Kürt sineması kaybettiği dağını hâlâ arıyor.

Özgürlük hissini işledi

1973 yılında Almanya’da doğan Uysal, 1995 yılında kısa bir süre kalmak için gittiği Kürdistan dağlarından çok etkilendi ve gerilla yaşamına başlar. İlk dönemlerde basın alanında çalışmalara başlar ve ilk eserleri oradaki yaşamı anlatan yazı ve makaleler olur. Yaşadığı ve gözlemlediği bir çok olayı kaleme alan Uysal, yazılarında daha çok dağın insanlarda yarattığı özgürlük hissini işledi. Uysal’ın gerillada yaşadığı anılarını 1998 yılında yayınladığı “Halil’in Gözü” adlı kitabında toplamıştı.

Dağın dili fotoğrafta

Dağın yaşamının yazıların dışında mutlak görülmesi gereken bir alan olduğunu düşünen Uysal, dağın dilini tek başına kalemiyle anlatmanın yetersiz olacağını düşündü. Bu eksiklik fikri özgürlük fikriyle tutuşan bilicinde yeni alanlara açılma düşüncesini oluşturdu. O, artık dağda yaşananları görsel olarak da aktarılmasının zorunluluk olduğunu gördü. Bunu ilk olarak fotoğraflarla aktarmak istedi. Dağın derinliklerinden çektiği bir çok fotoğraf gerilla yaşamının halklara ulaştırılması anlamında önemli bir kaynak oldu.

İlk filmi Tirej

Uysal, süreç içinde hareketin özgürlükle bir tutulduğu bir yaşamı anlatmada fotoğrafın da yetersiz olduğunu gördü. Dağda yaşanan hareketin her saniyesi özgürlüğe ve devrime giden yoldu ve geleceğe taşırılması için kaydedilmesi gerekiyordu. Bu tarihi görevi Halil sırtlandı. Hareketi en iyi anlatacağı alan ise sinemaydı. Sinemaya kısa film denemeleri ile geçiş yaptı. Bu alanda gösterdiği fedakarlık ve cesaret onun kısa zamanda bir çok başarılı eser vermesini sağladı. İçinde bulunduğu şartların yarattığı bir takım zorlukları gösterdiği irade ile aştı. İlk filmi ‘Tirej’de bir çatışmada hayatını kaybeden Tirej adında bir gerillanın hayatını çekti.

İhanete karşı Beritan çizgisi

Tirej’in ardından “Eyna Bejnê (Boy Aynası)” “Dema Jin Hezbike (Kadın Sevdiği Zaman)”, “Nepaniya Rûye Me (Yüzümüzün Gzilliği)”, Firmeskên Ava Zê (Zap’ın Gözyaşları) “Beritan”, “Zagros için bir şarkı” filmlerini çekti. Halk tarafından en çok izlenen eseri ise “Beritan”dı. Arkadaşları Halil’in gerillada gelişen tasfiyeciliğe karşı bir duruş sergilemek ve ihanete karşı Beritan’ın direniş çizgisini örnek göstermek için Beritan filmini çektiğini ifade etmişti. Son filmi “Ağrı Dağı’na Yürüyenler” adlı projesini gerçekleştirmek için gittiği Kürdistan’ın Besta bölgesinde üç arkadaşıyla birlikte 1 Nisan 2008’de yaşamını yitirdi.

Dağ sanatının öncüleri anıldı

TEV-ÇAND’ın “Dünya Tiyatrolar Günü” dolayısıyla gerçekleştirdiği etkinlikte Yekta Herekol (Erdoğan Kahraman) ve Halil Dağ (Halil Uysal) anıldı. Anmada Uysal ve Kahraman birlikte çalışma yürüten arkadaşları kısa konuşmalar yaptı. Konuşmalardan sonra yaşamını yitiren gerillalar üzerine şiir okundu. Etkinlikte “Hêvî Yek Da” isimli tiyatro oyunu sahnelendi. Anma Avaze Çiya Grubu’nun şarkıları ardından izlenen sinevizyon gösterimi ile son buldu.

Oraya borcumu ödemeye gidiyorum

Botan yolculuğuna hazırlandığı günlerde Uysal not defterine şu cümleleri not etmiş: Şimdiye kadar bende eksik kalan bir türlü karşılığını veremediğim tek şey kuzeyin dağları ve insanları oldu. O dağlara ve orada yaşayanlara henüz borcumu ödemedim. Onlardan ve o mekânlardan çok şey aldım. Ama bir türlü istediğim biçimde karşılığını veremedim. Fotoğraf makinem ve kameram dağları ve gerillasını çok zaman fotoğrafladı. Ama kuzey girmedi henüz kadrajlarıma. Şimdi oraya borcumu ödemek için gidiyorum… Çünkü ben o dağlardan ve o insanlardan eşsiz bir hayatı armağan aldım. Ve onlar için de görevimi yerine getireceğim.

 

Reklam

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse