Çatışan kültürler: Jinekolog ve Tercümanı

0
84
REKLAM    

Yönetmen Kudret Güneş’in 2013 yapımı, kurgu filmi “Jinekolog ve Tercümanı”, Fransa’da jinekoloğa giden dört göçmen kadının yaşam dramını sergiliyor.

 
Aynı coğrafyadan fakat kültürel ve sosyal yaşamı, eğitim düzeyi farklı dört göçmen kadını anlatan kısa filmin yönetmeni Güneş “film gerçek kesitlerden kurgulanarak ortaya çıktı” dedi.

Filmin konusu kısaca şöyle: Fransız erkek jinekoloğun göçmen kadın hastaları ile iletişimi için Türkçe ve Kürtçe çevirmenliğini yapan Zelal, hayatını serbest tercümanlık yaparak kazanıyor. Erkek arkadaşı var, fakat feodal bir zihniyete sahiptir. Zelal mutlu değildir. Bir sabah işine geç kalan Zelal’ın yaşamında o gün herşey tersine işler. O gün muayenehaneye gelen Türkiyeli kadınlar her ağızlarını açtıklarında doktoru eleştirmekten ve yaşadıkları zor hayatlarını, geçmişlerini anlatmaktan kendilerini alamazlar. Zelal memnun olduğu çalışma ortamını korumak için, doktora bu söylenenleri olduğu gibi çevirmez, kadınların  sözlerini değiştirerek aktarır. Bu nedenle muayeneler çok geç ve güç bir şekilde biter; dışarıda bekleyen hastalar da birikir. Bunlardan biri de Zelal’in erkek arkadaşının tedavi için getirdiği annesidir. Muayene ettiği kadınları göçmen yaşamına zorlayan nedenleri de öğrenince, bunların etkisinde kalan doktorun elindeki dosya düşer. Doktor ve Zelal aynı anda dosyayı yerden almaya çalışırken, bu sırada Zelal’i dışarda bekleyen erkek arkadaşı içeri girer.  Zelal’i doktorla yerde gören erkek arkadaşı, ‘demek bu yüzden bana soğuk davranıyordun, sen fahişesin’ der ve odayı hışımla terk eder. Fransız doktor iyice şaşırmıştır. Bağıran adamın kim olduğunu ve ne söylediğini sorar. Zelal ise şöyle çevirir: ‘Sizin çok iyi bir doktor, benim ise iyi bir orospu olduğumu söyledi’ der.”
Farklı kültürler farklı düşünceler
Gazetemize konuşan yönetmen Güneş, “Bu film gerçek kesitler üzerinden kurgulanarak ortaya çıkmıştır. Ben bir ara Fransa’da Fransız erkek bir jinekoloğa giden Kürt ve Türk kadınları için tercümanlık yapıyordum. Sonra yaşadıklarımı ve gözlemlerimi, senaryo haline getirdim ve filme aldım. Film çeşitli kültürlerin çatışmasını vermektedir. Fransız, Türk ve Kürt sosyal yaşam ve kültürü bir jinekolog muayenehanesinde bir araya geliyor. Sosyo-kültürel yapıları, eğitim düzeyi farklı kadınların, benzeri bir durum karşısında aynı şekilde düşünmediklerini, kendilerini geldikleri sosyal çevre ve değer yargıları ile ifade ettiklerini ya da tepki verdiklerini görüyoruz. Kadınların Fransız erkek jinekoloğa zaman zaman verdikleri cevaplar ve tepkiler traji-komikken, çoğu zaman da düşündürüyor. Örneğin Rabia’nın ısrarla bir kadın doktorun onu muayene etmesini istemesinin, geçmişte anlatamadığı maruz kaldığı tecavüz ve buna bağlı olarak yaşadığı çeşitli travmalardan kaynaklı olduğuna tanıklık ediyoruz” diyerek filmine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kudret Güneş kimdir?
1978 yılında Ankara’da Gazetecilik Halkla İlişkiler Yüksekokulu’nu okudu.  Paris’te 3 yıl kurgu ve yönetmenliği eğitimi aldı. Daha sonra Sorbonne Üniversitesi’nde Yılmaz Güney ve Vittorio de Sica sinema yaklaşımını karşılaştırarak yüksek lisans eğitimini tamamladı.    Birçok belgesel ve kısa metrajlı filme imzasını attı. Filmleri Bedia’nın İzinde (2011), Rencide Edilen Kadınlar (2009), Beritan Aşireti (2005), Kızıl Çarşaf(2011), Sevgili Babam(2001) önemli film festivallerde gösterime girdi, ödüller aldı.

  SUNA ALAN

ŞIROVE BIKE

Ji kerema xwe re şîrove bike!
Ji kerema xwe navê xwe binivîse