Basında Sînemaya Kurdî

0
39
 
Suriye’nin Amûdê kentinde Amûdê Sîneması’nda daha önce hiç sinemaya gitmemiş çocukların bir araya geldiği salonda çıkarılan yangında yüzlerce çocuğun yaşamını yitirmesi Ferhat Baysal’ı Kürt sinemasının tanınmasını sağlayacak bir web sitesi yapma fikrine itti. Baysal, Kürt sinemasını tanıtmanın yanı sıra, birbirinden habersiz yönetmenleri, Kürt sinemaseverleri bir araya getirmeyi de amaçlıyor.
 
Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada, 1960 yılında Suriye’nin Amude kentinde Amudê Sineması’nda çıkarılan yangında yanarak can veren yüzlerce çocuğun öyküsünü okuyan Ferhat Baysal’ın aklına Kürt sineması hakkında bir proje fikri gelir. Cezaevinden çıkar çıkmaz arkadaşı Kawa Çelebi ile birlikte projenin çalışmalarına başlayan Baysal, eşi Mübel Ay’ın da yardımları ile “www.sinemayakurdi.com” isimli internet sitesini 4 ayda hazırlar. Kürt sinemasını tanıtmanın yanı sıra, birbirinden habersiz olan yönetmenleri, Kürt sinemaseverleri bir araya getirmeyi de amaçlayan sitede Kürt sinema tarihine dair yazıların yanı sıra röportajlar da yer alıyor.

Kürtler devrimci yönetmenlere kadar sinemaya doğru yansıtılmadı’

Ferhat Baysal “F tipindeyken edebiyat konusunda olsun, felsefe konusunda olsun bir toplumun değerleri bir şekilde bize ulaşıyordu. Ama sinema hiçbir şekilde ulaşamıyordu. Cezaevindeyken bir dergideki yazıyı okudum. 1960 yılında Amude Sineması’nda hiç sinemayı görmeyen, tanımayan, ilk defa izleyecek olan çocukların katledilmesi olayı var. Bu beni çok etkiledi. Ben de onların anısına bağlı kalarak o katledilen çocukları bir şekilde, topluma yansıtmak için bir proje düşündüm” diyerek site projesinin oluşum sürecini anlattı. Cezaevinden çıktıktan sonra hemen çalışmalara başlayan Baysal, 4 ay boyunca Diyarbakır’da bulunan Cegerxwîn Kültür Merkezi ve daha sonra Yılmaz Güney Sineması’nda çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek, “Bu çocukların anısını nasıl bir değere dökebileceğimi düşündüm. İlk aşamada aklıma şu geldi, sinemaya baktığımızda Kürtler hiçbir zaman doğru yansıtılmadı. Baktığımız zaman kan davası eksenli, daha çok feodal geleneğe bağlı bir halk yansıtıldı. Tabii daha sonra devrimci yönetmen Halil Uysal ve onun gibi değerli yönetmenlerin yaptığı kimi çabalarla bu algı biraz kırıldı” dedi.

‘Devrimci yönetmenleri bir araya getirmeyi amaçlıyoruz’

“Öncelikle 1-2 ay arşiv çalışması yaptım. Daha sonra bu bilgileri düzenledim. Bir yandan da sosyal paylaşım siteleri üzerinden tanıtımımızı yaptık. Büyük de bir ilgi gördük ve bu bize büyük bir güç verdi. Bu ilgi daha güzel şeyler yapmamızı da sağladı. En sonunda 4 aylık bir emek sonucu sitemizi oluşturduk” diyen Baysal, sitede Kürt sinemasına dair birçok bilginin yer aldığını aktardı. Baysal, “Sadece girilip film izlenecek bir siteden çok, Kürt sinemasını tanıtan aynı zamanda diasporadaki yönetmenler ve diğer bütün devrimci yönetmenleri bir araya getirerek kolektif bir hizmet sunabilecek bir düzeye ulaştığına inanıyorum” diyerek amaçlarının hem Kürt sinemasını tanıtmak hem de “gerçek Kürdü” anlatmak olduğunu dile getirdi. Sitede genel olarak sinema üzerine yazı ve makaleler olduğunu belirten Baysal, Kürt sinemasına dair röportajların yanı sıra Kürt sineması ile Dünya sinemasının karşılaştırılması, yönetmenlerle söyleşiler gibi çalışmaların da sitede yer aldığını söyledi.

‘Sinema toplumun değerlerinin güne yansımasıdır’


Baysal, sinemanın toplum için önemini ise “Sinema hakikat rejiminin ifade gücüdür ve empati geliştirmenin politikasıdır. Çünkü empati çok önemli. Mesela insanlar neden şiir yazar, niçin roman yazar? Bir insan niçin türkü söyler? Hep söyleyecek bir derdi olduğu için. İşte sinema da tüm bunların toplamı” diye ifade etti. “Beritan filmini izlediğiniz zaman bir şiirden bir romandan daha çok şeyi görüyorsunuz, yaşıyorsunuz. İnsan duygusunu, düşüncesini var eden her şey orada bir araya geliyor. Bir bütün oluşturuyor ve bu da insanları etkiliyor” diyen Baysal, bir toplumun sineması ne kadar etkili, gelişkin ve canlı olursa halkın tarihinin de o kadar canlı ve etkili olabileceğini kaydetti. Baysal, “Sinema bir toplumun bütün değerlerinin güne yansımasıdır aynı zamanda. Sinemayla Meksika’daki bir kadına ya da kutuplardaki bir Eskimo’ya dahi derdini anlatabiliyorsun. Bugün bir Roboski belgeselini ya da bir Beritan filmini Kolombiya’daki bir insana gösterdiğiniz zaman onun yaşam dünyasında da bir karşılık buluyor” diyerek Kürt sinemasına özel bir değer verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sinemaseverlere ve sinemacılara bu projeye destek sunma çağrısı yapan Baysal, “Bu proje, tamamen doğunun manevi eksenli hakikatiyle örülmüş bir projedir” diye ekledi.  .
 
 

Derhênerê Kurd Ferhat Baysal, li ser bûyera Sînemaya Amûdê ku zarokên qet neçûbûn sînemayê û li salona sînemayê di şewata sînemayê de jiyana xwe ji dest dan, malpera ku sinemaya kurdî bide naskirin û xizmeta sinemaya kurdî bike ava kir .
Derhênerê kurd Ferhat Baysal bo danasîna sînemaya kurdî û sînemahezên kurd li hev kom bike malpera bi navê www.sinemayakurdi.com ava kir. Baysal, dema di Girtîgeha Tîpa F a Edîrneyê de bû, li ser bûyera Sînemaya Amûdê kovarek xwend û bi neyînî bi bandor bû.
Derhêner Baysal piştî serbest hat berdan, malpera ku sînemaya kurdî bide naskirin û xizmeta sînemeya kurdî bike ava kir. Baysal, bi projeya xwe hem dixwaze sînemaya kurd bide naskirin û hem jî dixwaze li ser vê malperê sînemahezên kurd li hev kom bike. 


BANDORA AMÛDÊ
Baysal ji girtîgehê derket derneket ligel hevalê xwe Kawa Çelebî projeyeke ava kir û dest bi xebata çand û hunerê kir.
Baysal, bi piştgiriya hevsera xwe Muber Ay re di nava 4 mehan de malpera bi navê “www.sinemayakurdi.com ava kir. Baysal anî ziman ku dema di girtîgehê de bû berhem û çavkaniyên wêje û felsefeyê digihîşt destê wan, lê bi tu awayî xwe nedigihandin sînemayê. Baysal, diyar kir ku dema ew di girtîgehê de bû kovareke ku qala bûyera sînemeya Amûdê dikir xwendiye û wê kovarê jî bandorek mezin li ser wî çêkiriye.
Baysal, da zanîn ku piştî ji girtîgehê derket 4 mehan li Navenda Çandê ya Cegerxwîn û piştre jî li Sînemaya Yilmaz Guney xebatiye û ji bo bîranîna van zarokên Amûdê ev proje amade kir. Baysal, destnîşan kir ku heta niha sînemeya kurdî bi awayekî rast nehatiye pêşkêşkirin û nehatiye naskirin û wiha got: “Xebatên Halîl Uysal û yên wekî wî derhênerên bi qîmet bûn û berhemên bi qîmet pêşkêş dikirin. Van derhenêran rastiya sînemaya kurdî derxistin holê.”


ARMANCA MALPERÊ
Baysal, anî ziman ku ev malper ne tenê ji bo temaşekirina fîlman e. Di heman demê de ji bo lêkolîn û vekolandinê ye. Dîsa ji bo dîrok û nîqaşên li ser sînemayê ne.
Ev malper sînemaya kurdî dide naskirin. Armanca malperê ew e ku hemû derhenêr û hunermendên kurd ên li diasporayê û hemû derhênerên şoreşger li hev kom bike.” Baysal di dawiya axaftina xwe de wiha got: “Divê her kes, bo sînemaya kurdî pêş bikeve û bi ser bikeve divê piştgiriyê bide projeya malperê û xwedî lê derkeve.” STENBOL – DÎHA

  

0 0 deng
Article Rating
Bibe abone
Dazanîne bigre
guest
0 Comments
Lêvegerînen navê nivîsê
Hemû şiroveyan bibîne