gototopgototop

Kürt Sineması - Sînemaya Kurdî - Kurdish Cinema

Têketin-GirişEndamtî-Üyelik

Nûçeyên Nû - Yeni Haberler

Previous Sonraki
Kürt yönetmen Hirori'den Şengal belgeseli Kürt yönetmen Hirori'den Şengal belgeseli Pazartesi, 25 Ağustos 2014 23:11 Stockholm’de yaşayan Kürt yönetmen ve fotoğrafçı Hogir Hirori Şengal Dağı’na giderek Êzîdîlerin yaşadıklarını filme aldı ve fotoğraflar çe...
Amed Uluslararası Film Festivali için başvuru alımı sürüyor Amed Uluslararası Film Festivali için başvuru alımı sürüyor Pazartesi, 25 Ağustos 2014 23:09 "Özgürlük" temasıyla yapılıp bu yıl Rojava'ya adanan 27 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında yapılacak 2. Amed Uluslararası Film Festivali için...
Annemin Şarkısı – Song of My Mother En İyi Film Ödülünü Aldı Annemin Şarkısı – Song of My Mother En İyi Film Ödülünü Aldı Pazar, 24 Ağustos 2014 16:18 Kürt sineması kapsamında değerlendirilebilecek filmler içinde, kasetler üstüne kurulu olan Babamın Sesi gibi, ya da dengbejlerin yer aldığ...
Belgefîlmekî li ser êzîdiyan Belgefîlmekî li ser êzîdiyan Pazar, 24 Ağustos 2014 16:13 Di vê dema ku komkujiya li ser êzîdiyan di rojevê de ye de belgefîlmekî ku li ser êzîdiyan hatiye çêkirin tê nîşandayîn. Belgefîlmê bi na...
'Klama Dayika Min' hat xelatkirin 'Klama Dayika Min' hat xelatkirin Pazar, 24 Ağustos 2014 16:05 Fîlmê derhêner Erol Mintaş ê bi navê "Klama Dayika Min" li Festivala Saraybosnayê Xelata fîlmê herî serketî girt.
Gandhi’nin filmi Hindistan’da yasak Gandhi’nin filmi Hindistan’da yasak Pazar, 24 Ağustos 2014 15:52 Hindistan’ın eski başbakanlarından İndira Gandhi’nin suikast sonucu ölümünü anlatan filmin gösterime girmesi yasaklandı. Hindistan Film Li...
Fîlmeke kurdî di nav fîlmên herî baş de cih girt Fîlmeke kurdî di nav fîlmên herî baş de cih girt Salı, 29 Temmuz 2014 23:07 Di lîsteyeke navnetewî de fîlma kurdî ya Bahman Ghobadî “Dema Hespên Serxweş” jî cih girt.Kovarên Empire, Toat Film, Sight and Soundê, îsa...
Fîlma “Klama Dayîka Min” diçe Sarajevoyê Fîlma “Klama Dayîka Min” diçe Sarajevoyê Salı, 29 Temmuz 2014 23:00 Galaya (temaşeya pêşîn) fîlma metrajdirêja yekemîn ya derhênere kurd Erol Mintaş ya bi navê “Klama Dayîka Min”, ya di Festîvala Fîlman ya ...
Li Amedê Festîvala Fîlman dê li dar bikeve Li Amedê Festîvala Fîlman dê li dar bikeve Cumartesi, 26 Temmuz 2014 17:54 Piştî çend salên din Amed careke din ji bo festîvaleke fîlman dê deriyên xwe veke. Yên bixwazin dikarin ji niha de fîlm û belgefîlmên xwe ...
Zarokên Mezin Zarokên Mezin Pazar, 20 Temmuz 2014 14:35 Derhênerê Kurd Garîp Çelîk piştî dokûmantera "Di xweşiyê de bimîne birayê min", xwe amade dike bi kurt fîlmekî bi navê "Zarokên Mezin" der...
Egîdê Cimo belgeseli galası yapıldı Egîdê Cimo belgeseli galası yapıldı Çarşamba, 18 Haziran 2014 11:54 Aram Tigran Kent Konservatuvarı Sanat Günleri etkinlikleri kapsamında Mire Bilûrê (Kaval'ın Miri) olarak tanınan sanatçı Egîdê Cimo'nun yaşa...
Kadrajı Şehrin Ötesine Çevirenler: Sînemaya Kurdî Kadrajı Şehrin Ötesine Çevirenler: Sînemaya Kurdî Cumartesi, 07 Haziran 2014 13:22     Ötekilerin Postası ekibi sinemaya bakışımızı ve projelerimizi dinledi..   http://otekilerinpostasi.org/20...
Açık havada alternatif sinema Açık havada alternatif sinema Cuma, 06 Haziran 2014 08:25 WAN- DİHA   Kürdistan’da Türkiyeli dağıtım şirketlerince yürütülen sermaye sineması ve tekeline karşı alterna...
‘SîNema’ için geri sayım başladı ‘SîNema’ için geri sayım başladı Pazartesi, 26 Mayıs 2014 20:14 Amed merkezli çalışmalarını yürüten Ortadoğu Sinema Akademisi (OSAD) öncülüğünde, ilk Kürtçe sinema dergisi çıkarılmaya hazırlanıyor. “SîN...
Nuri Bilge Ceylan xelata Palmiyeya Zêrîn girt Nuri Bilge Ceylan xelata Palmiyeya Zêrîn girt Pazar, 25 Mayıs 2014 20:27   Derhêner Nurî Bîlge Ceylan bi fîlmê xwe "Kiş Uykusu" li Cannesê Xelata Palmiyeya Zêrîn girt û got: "Ez vê xelatê diyarî ciwanên ti...
‘Ref’ Stêrk TV ekranlarında ‘Ref’ Stêrk TV ekranlarında Cuma, 23 Mayıs 2014 20:47 Gökhan ALTAY /Amed - Diha   ‘Ref’, yarın Stêrk TV ekranlarında izleyiciyle buluşuyor. Kürt gençleri üzer...
Vatansızların filmi: Asfur Vatansızların filmi: Asfur Pazartesi, 12 Mayıs 2014 19:17 Handan TUFAN / İzmir - Diha     “Asfur” belgeseli Suriye’deki iç savaştan Türkiye...
Bir kadının dramında Enfal gerçeği Bir kadının dramında Enfal gerçeği Perşembe, 08 Mayıs 2014 14:51 Güney Kürdistan’lı yönetmen Zana Hama Xerib “Awaji Pakizekan” filmini , Kürt halkına yaşatılan Enfal Katliamını hatırlatmak amacıyla yaptığı...
Endamên Juriyê yên Cannesê diyar bûn Endamên Juriyê yên Cannesê diyar bûn Pazar, 04 Mayıs 2014 22:28 Festîvala Fîlman a Cannesê îsal 67'emîn car wê di navbera 14-25'ê gulanê de li dar bikeve. Endamên juriyê jî niha diyar bûn. Serokatiya j...
İşçi filmlerinden direnişe selam İşçi filmlerinden direnişe selam Pazar, 04 Mayıs 2014 22:20 Türkiye ve Kürdistan’da organize edilen Uluslararası İşçi Filmleri Festivali üç ilde eş zamanlı olarak başladı. Amed’de dördüncüsü organiz...
1. Rojên Fîlmê Kurd ên Bochumê destpê kir 1. Rojên Fîlmê Kurd ên Bochumê destpê kir Cumartesi, 03 Mayıs 2014 10:39 Di 1. Rojên Fîlmê Kurd ên li Zanîngeha Ruhr a Bochumê hat lidarxistin de, bi dehan xwendekar hatin cem hev. Di çarçoveya Rojên Fîlman de p...
1.Bochum Kürt Film Günleri başladı 1.Bochum Kürt Film Günleri başladı Cuma, 02 Mayıs 2014 20:09 Almanya'nın Bochum Ruhr Üniversitesi'nde önceki gün düzenlenen 1.Kürt Film Günleri'nde, onlarca öğrenci bir araya geldi. Film Günleri, çerçe...
Bir vicdan belgeseli ‘Dileğim Barış Olsun’ Bir vicdan belgeseli ‘Dileğim Barış Olsun’ Perşembe, 01 Mayıs 2014 09:44 Yönetmen Kıvılcım Akay ‘Dileğim Barış Olsun’ belgeselini, savaşta yaşananlara uzak olan insanların yüreğine dokunabilmek için hazırladığını ...
5. Köln Kürt Film Günleri başladı 5. Köln Kürt Film Günleri başladı Pazartesi, 28 Nisan 2014 11:18 Almanya'nın Köln kentinde YXK tarafından düzenlenen 5.Kürt Film Günleri, dün akşam Rojavalı yönetmen Mano Xelîl'in 'Arıcı' filmiyle başlad...
İstanbul Film Festivali ödül töreninde Öz'den anadil tepkisi İstanbul Film Festivali ödül töreninde Öz'den anadil tepkisi Pazar, 20 Nisan 2014 20:44 Bu yıl 33'üncüsü düzenlenen İstanbul Film Festivali'nde, Ulusal Yarışma kategorisinde "Bir varmış bir yokmuş" filmiyle FIPRESCI Ödülü'nü a...
Di festîvalê de du rojên dawîn Di festîvalê de du rojên dawîn Pazar, 20 Nisan 2014 20:28 Festîvala Fîlman a Stenbolê di dawiya vê hefteyê de bi dawî dibe. Her wiha bi merasimekê dê fîlmên bi ser ketine jî bêne xelatkirin. 33'y...
‘Ben O Degilim’ bi ser ket, kurdî hate rojevê ‘Ben O Degilim’ bi ser ket, kurdî hate rojevê Pazar, 20 Nisan 2014 20:19 Cemil Oguz Di merasima xelatdayîna Festîvala Fîlman a Stenbolê de “Ben O Degilim” bû fîlmê herî serketî. Derhêner Kazim Oz ku xelata juri...
Axtamar için son tarih 30 Nisan Axtamar için son tarih 30 Nisan Pazar, 20 Nisan 2014 19:06 Wan Belediyesi ve Ortadoğu Sinema Akademisi’nin düzenlediği 1. Axtamar Film Festivali’nin 1-8 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilece...
Qamişlo’da sinema haftası Qamişlo’da sinema haftası Pazar, 20 Nisan 2014 18:47 Rojava’nın Qamişlo kentinde Kürt sinema haftası düzenleniyor. Nûbela Kasrı’nda organize edilen etkinlik, Kürt yönetmen Bahman Ghobadi’nin ...
Sinemanın dengbêjleriyiz Sinemanın dengbêjleriyiz Salı, 15 Nisan 2014 17:05 Önder ELALDI   Hüseyin Karabey’in yeni filmi  “Were Dengê Min (Sesime Gel)” İstanbul Film Festivali’nde ...
Asasız Musa'nın dünya prömiyeri 33. İstanbul Film Festivali'nde Asasız Musa'nın dünya prömiyeri 33. İstanbul Film Festivali'nde Pazar, 13 Nisan 2014 00:22 Musa Anter'in yaşam öyküsünden yola çıkarak beyaz perdeye aktarılan Asasız Musa filminin dünya prömiyeri 18 Nisan'da 33. İstanbul Film Fes...
Filmmor Adana’da bugün start alıyor Filmmor Adana’da bugün start alıyor Cumartesi, 12 Nisan 2014 23:36 12. Uluslar arası Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin, İstanbul ve Mersin’in ardından yeni durağı Adana. 12-13 Nisan tarihleri arasından ...
YXK ‘Film Günleri’ 18 Nisan’da YXK ‘Film Günleri’ 18 Nisan’da Perşembe, 10 Nisan 2014 17:38 Nihal BAYRAM / Mainz   Kürdistan Öğrenciler Birliği, (Yekîtiya Xwendekâren Kurdistan, YXK), 18 Nisan-2 Mayıs ...
"Qêrîn"a li ser sînorên ku kurd parçe kirine Pazartesi, 07 Nisan 2014 17:16 Kurtefîlmê bi navê "Qêrîn" qêrîna kurdên du aliyên sînor, ew sînorêr ku ji nav dilên kurdan re derbas bûne û kurd parçe kirine nîşan dide....
Nirxandin: Blue Jasmine Nirxandin: Blue Jasmine Pazartesi, 07 Nisan 2014 17:15 Yek ji fîlmên min îsal pir meraq dikir jî Blue Jasmine bû û di dawiyê de min temaşekir. Woody Allen dîsa fîlmek bi stîla xwe kişandiye. Ku...
'Bagdad Messi' Oscar için yarışacak 'Bagdad Messi' Oscar için yarışacak Pazartesi, 07 Nisan 2014 09:20 Belçikalı Kürt yönetmen Sahim Omar Kalifa'nın kısa metrajlı "Baghdad Messi" filmi, uluslararası alanda aldığı onlarca ödülün ardından Osca...
Özgürlük sokaklarda başlar Özgürlük sokaklarda başlar Pazartesi, 07 Nisan 2014 08:58 Önder ELALDI   Mandela’nın gençlik yıllarından Cumhurbaşkanlığı’na giden süreci anlatan “Mandela: Özgürlüğe G...
Qamişlo Sinema Derneği Qamişlo Sinema Derneği Pazartesi, 07 Nisan 2014 08:54 Rojava Devrimi, kültür sanat alanında gerçekleştirilen etkinliklerle yaşam bulmaya devam ediyor.
Hevpeyvîna Veysi Altay Hevpeyvîna Veysi Altay Cumartesi, 05 Nisan 2014 11:29 Derhênerê Kurd birêz Veysi Altay Pirsên me dibersivîne. Sînemaya Kurdî, belgefîlîm, bûyerên dîrokî tên niqaş kirin. Rewşa sînemayê, kêmasî...
‘Halepçe-Kayıp Çocuklar’ Amed'de ‘Halepçe-Kayıp Çocuklar’ Amed'de Salı, 01 Nisan 2014 08:58 Yönetmenliğini Ekrem Heydo'nun yaptığı  Halepçe- Zarokên Winda (Halepçe-Kayıp Çocuklar) belgesel film Amed'de izleyiciyle buluştu.&nb...
Kazım Öz Fransa'yı protesto etti Kazım Öz Fransa'yı protesto etti Salı, 01 Nisan 2014 08:56 36.Paris Cinéma du Réel Film Festivalinde Ödül almaya hak kazanan Kürt yönetmen Kazım Öz, Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan v...
Sarya’nın dansı, Yekta’nın düşleri... Sarya’nın dansı, Yekta’nın düşleri... Salı, 01 Nisan 2014 08:54 ŞIRNEX - DİHAŞirnex’ın (Şırnak) Hezex (İdil) ilçesinde Dünya Tiyatro Günü nedeniyle Hezex Kültür Sanat Merkezi tarafından bir etkinlik düz...
Divê dramaya Kurdî ji çanda Kurdî dûrnekeve Divê dramaya Kurdî ji çanda Kurdî dûrnekeve Salı, 01 Nisan 2014 08:48 Stêrka dramaya navdar (Rewta Jinan) Mêjû Cahîd ku bavê wê xelkê Rojavayê Kurdistanê û dayika wê ji Başûrê Kurdistanê ye û niha li Hewlêrê ...
Pêwîst e sînema di nav malbatên Kurd de bibe çandek Pêwîst e sînema di nav malbatên Kurd de bibe çandek Salı, 01 Nisan 2014 08:43 Derhênerê Navdar yê Sînemaya Kurdî Hîşam Zaman, bi fîlmê xwe yê dawî ‘Berîya Barîna Berfê’ (Før Snøen Faller) beşdarî Festîvala Fîlman !F ...
‘Babamın Sesi’ ile final ‘Babamın Sesi’ ile final Çarşamba, 12 Mart 2014 21:27 İsviçre’nin Basel kentinde geçtiğimiz hafta çeşitli sosyal ve kültürel etkinliklerle başlayan 4. Kürt Kültür Günleri, önceki gün Meh...
‘Rêwiyên Şad’ li Amûdê bûn ‘Rêwiyên Şad’ li Amûdê bûn Cuma, 28 Şubat 2014 10:10 AMÛDÊ - Filmê bi navê "Rêwiyên Şad" ku ji aliyê ekîba sînema ya gerîlayên HPG’ê ve hatiye kişandin, li bajarê Amûdê hate pêşandan.&nb...
Ew êdî rêhevalê Masîro û Xelîlê çiyayî ye Ew êdî rêhevalê Masîro û Xelîlê çiyayî ye Cuma, 28 Şubat 2014 09:47 Jiyana kurdan her dem bi şer derbas dibe, ciwanên kurd  ligel şerkeriyê xebatên xwe yên çand û hunerê jî bi awayekî şoreşgerî bi pêş...
Hezar-O Yek Siv / 1001 Elma Hezar-O Yek Siv / 1001 Elma Cuma, 28 Şubat 2014 09:16 Taha Karimî’nin yönetmenliğini üstlendiği “Hezar-O Yek Siv / 1001 Elma” !f Bağımsız Filmler Festivali kapsamında Ankara’da da gösteriliyor...
Berfo Ana belgeselinin galası yapıldı Berfo Ana belgeselinin galası yapıldı Pazar, 23 Şubat 2014 16:27 Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği (OSAD) tarafından hazırlanan ve geçtiğimiz yıl İstanbul'da 105 yaşında yaşamını yitiren ve kayıp ailelerin...
Kürdistan'da yaşanan savaş 'Were Dengê Min'da Kürdistan'da yaşanan savaş 'Were Dengê Min'da Çarşamba, 19 Şubat 2014 21:47 Film, festival kapsamında Uluslararası Af Örgütü tarafından verilecek olan ödüle aday 16 yapımdan biri seçildi. Hüseyin Karabey'in "Were D...
Activities;
X
Chat
X
Your Status: 
Available
Click here to change your status
Please login to be able to chat.
Chat (0)
 
Anasayfa - Mal » Film Haberleri / Nûçe » Heinz Peter Schwerfel ile ‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’
A+ R A-

Heinz Peter Schwerfel ile ‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’

e-Posta Yazdır PDF

 

‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’ adlı kitabın yazarı Heinz Peter Schwerfel, İstanbul Film Festivali’nde deneysel sinema üzerine ‘Serbest Radikaller’ başlıklı bir söyleşi gerçekleştirmişti. Schwerfel, 11 Mayıs’ta Dirimart ve Santralistanbul’da görme şansına erişeceğimiz Shirin Neshat sergisinin de küratörü. Schwerfel’le, kitabının temel mevzusunu, çağdaş sanat ve sinemanın ilişkisini konuştuk.

SÖYLEŞİ: EVRİM KAYA

RES yayınlarınca Türkçeye kazandırılan ‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’ adlı kitabın yazarı Heinz Peter Schwerfel, Dirimart için gerçekleştirdiği projeler sayesinde Türkiye’de tanınan bir isim. Esasen, 1982 yılından itibaren Jannis Kounnellis, Alex Katz, Daniel Buren gibi sanatçılar ile Cees Nooteboom, Jean Baudrillard ve Peter Sloterdijk gibi yazar ve düşünürler üzerine çektiği monograf belgeselleri ile biliniyor. İstanbul Film Festivali’nin konuğu olan ve ‘Serbest Radikaller – Deneysel Sinema Üzerine Bir Söyleşi’ etkinliğinde sinema ve çağdaş sanatın kesişim noktalarından bahseden Schwerfel, İstanbul’da hem kitabını tanıttı hem de 11 Mayıs’ta Dirimart’ta açılacak Shirin Neshat sergisi için hazırlıklarını sürdürdü. Bu arada biz de kendisiyle bir söyleşi yapma şansı bulduk.

Kitabın ismi ‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’. Bu ilişkiyi bir aşk hikayesi olarak yorumlamanızın arkasında ne gibi nedenler var? Aşk sanki ayrılıp birleşmeleri, kavgaları, iktidar çatışmalarını da içeren bir kavram. 
İktidar çatışmaları demek abartılı olur ama aklımdan geçen tam olarak şuydu:  Almancada Beziehungskistedediğimiz bir şey var: ilişki kutusu. Aşk ilişkilerinde kıskançlık, aldatma vardır, bir taraf diğerini baştan çıkarır. Bu anlamda ben duygusal iktidar çatışmalarından söz ediyorum. Bir de çok eski bir hikaye bu, geçen yüzyılın başından beri devam ediyor. Sinema yeni bir araç olarak ortaya çıktığında onu ilk deneyenler Man Ray gibi, Hans Richter gibi sanatçılardı. Bu yüzden ben bu ilişkiyi kimi zaman birinin, sonra ötekinin güçlü taraf olduğu uzun soluklu bir aşk hikayesi olarak görüyorum. Bazen bir taraf ayrılmak isteyip de geri dönüyor, bazen başka birini baştan çıkarmak istiyorlar. Bir öyle bir böyle olmuş bir ilişki. Hikayenin başında çok yoğun yaşanan anlar olmuş. İnatla sinemaya girmek isteyip başarısız olan sanatçılar var. Mesela Dali’nin Spellbound’da mutlaka Hitchcock’la çalışmak istemesi gibi. Sonra arkası gelmemiş. Ya da Andy Warhol Hollywood’a girmek istemiş, başaramamış. 90’larda Cindy Sherman bir sinema filmi çevirdi, David Salle bir film çekti. İkisi de başarısız oldular. Bu işi bir şekilde başaran bir tek Julian Schnabel oldu belki ama bir hedef olarak kaldı hep iki taraf için de: Hem sanatçılar sinemaya girmek isteyip durdular, hem de sinema sanattan çalmaya çok çalıştı.

Sanattan kastınız belli ki güzel sanatlar. Kitapta da bahsettiğiniz üzere filme yedinci sanat demek gibi bir adet vardır. İnanmıyor musunuz siz buna?
Fransa’da öyle söylenir, doğru. Bir anlamda inanıyorum çünkü büyük sanat yapıtları olan büyük filmler var. Eisenstein, Antonioni benim için büyük sanatçılar aynı zamanda. O anlamda ben de Fransızlar’a katılıyorum: sinema sanat olabilir. Ama olmak zorunda değil, çünkü bir yandan da büyük bir endüstriden söz ediyoruz. Sinemacıların yüzde doksan beşi aslında endüstriyle ilgili insanlar. Asla Spielberg’den bir sanatçı olarak söz etmem. Hollywood’u bir hammadde olarak kullanmış olan çok sanatçı var, sanatla oynamayı seven filmler de var. Coppola, Lucas ve Spielberg Kurosawa’nın son filminin yapımcılığına soyundular, yani sinemacılar sanata bakıyor ve sık sık ilgileniyorlar. Ama doğrusu, bugün sanatçı olduklarını söylememizi sağlayacak bir el yazısına sahip yönetmen kalmadı pek. Gittikçe de azalıyor.

Kitabı Türkçe baskı için güncellemişsiniz. Neler değişti?
İki açıdan güncelledim: Yeni isimleri en azından bahsedecek kadar içermeye çalıştım. Mesela Steve McQueen üçüncü filmini çekiyor, halbuki ben 2004te kitabı yazdığımda daha başlamamıştı. Bir de, Türkiye’yi çok bilmiyorum ama en azından bildiğim isimleri eklemeye çalıştım. Kutluğ Ataman, Nuri Bilge Ceylan gibi. Nuri Bilge Ceylan’ın çok sanatsal bir film dili olduğunu düşünüyorum. Resme dayanan bir sineması var ve bu anlamda çok önemli. Işıklandırması, manzarayı kullanması, kompozisyonu resimden bağımsız düşünülemez. Ataman ise yeraltından, eşcinsel, militan sinemadan geliyor, bu yüzden önemli. Bir de tabii sanatçı olarak da film yapmayı sürdürüyor.

Türkiye’de Garibaldi projesi diye bilinen, yine sanatla sinemanın kesişimi ile uğraşan bir projeye küratörlük yaptınız. Buradaki işler nasıl seçildi?
Bu proje sinemacıların yaptığı gibi kurmaca ve hikaye içeren filmler yapan sanatçıları bir araya getiriyordu. İsmi de zaten Storytellers / Hikaye Anlatıcıları. Yani belgesel, deneysel filmler yerine bildiğimiz kurmaca sinemadan ilham alan ve hikayelerini anlatmak için yeni diller yaratmaya çalışan insanların filmlerini gösterdik. Her sanatçı bir açıdan farklıydı; örneğin Isaac Julien ressamdı ve kamerasından ışığına bir ressam bakışı belirgin olarak hissediliyordu.  Salla Tykkä gibi başka sanatçılar sinemadan ilham almışlardı, Hitchcock’tan etkilenmiş olsa da kendine ait bir kurmacası vardı Tykkä’nin. Aslında bütün program yeni bir görüntü dili yaratmak isteyen sanatçılar için kurgulanmıştı.

Kitapta gerçekliğin sinemadan çekildiğini, televizyona ait bir değere dönüştüğü tespitini yapıyorsunuz. Oysa gerçeklik iddiasında olan filmler de var ve televizyonun gerçeklikle ilişkisi de epey sorunlu…
Bence sinema algının belirli bir türüdür. Tüm yönetmenler yapay bir şey yapar. Gerçeklik başka bir şeydir; her şey sahnelenmiş, planlanmış, oynanmışken gerçeklikten söz etmenin anlamı yoktur. Sinemanın belgesel bir gerçekliği yoktur, ama bir yandan da opera gibi, tiyatro gibi bir kurmacadan da söz etmiyoruz, bu anlamda büyük bir gösteri de değildir. Sinema gerçeklikle o gösterişli kurmacanın ortasında bir yerde durur. Varsa da kendine has bir gerçekliği vardır. Sosyal algının bir türü olduğunu unutmamak gerekir. Ne tam olarak gerçeklikle bağı olan ne de olmayan bir şeyle karşılaştığımız bir çeşit deneyimden söz ediyorum. Ama bir yandan da böyle bir deneyim olarak tanımlanan sinemayı kaybetmeye başladık. Onun yerine opera gibi büyük, gösterişli yapay kurmacalara yaklaşıyor film. Birtakım eski fikirlerin ustalaşmış bir elden çıkan tekrarları var, o yüzden de gerçeği algılama işlevini yitiriyor. Televizyon da gerçeklikten uzaktır elbette, ama o gerçeklikle farklı bir biçimde oynar. Tamamen manipüle edilmiş bir gerçekliği vardır televizyonun ama belgeseller de öyle değil midir zaten?

Siz de belgesel filmler yapıyorsunuz. Siz nasıl çalışıyorsunuz belgesel yaparken?
Ben de yapay bir gerçeklikle uğraşıyorum. Bir anlamda gerçekliğe yaklaşmaya çalışıyorum, ama bu birebir gerçekliği yeniden kurmaya çalışmakla olmaz. Yine de bir derecelendirme yapmak mümkün galiba. John Cassavetes gibi tamamen yapay olup da gerçeklik yanılsaması yaratan işler yapsanız da Coppola’yla kıyaslayınca gerçekliğe daha fazla yaklaştığı doğrudur. Ben sanat ve kültürü konu alan belgeseller yapıyorum ve elbette sanatın gerçekliğine bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum. Ama tamamen kurmaca bir yolculuğa çıkıyorum aslında. Amacım izleyiciyi normalde ilgisini çekmeyen bir sanat eserine bakması yönünde baştan çıkarmak oluyor. Gerçekliği kopyalamak değil kurmaca bir yolculuk yaratmak. Asıl yaptığım iş sahnelemek, bunun hep farkındayım. Sinemada gerçekliğe yaklaşma iddiasında olan okullar var. Bu aralar ‘Berlin Okulu’ gerçekçilik iddiasında. Halbuki hepimiz biliyoruz ki bu gerçekçi filmlerde her şey basbayağı yalandır. Christian Petzold’u ele alalım… Ben bu filmleri çok seviyorum ama yapaylıklarının altının çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçekliği yeniden kurmak mümkün değildir, kimin daha çok yaklaştığını da bilmiyorum. Şunu biliyorum: gerçekliğe en kısa çizgiyle ulaşılmaz. Petzold oyuncu kullanarak, yani dolambaçlı yoldan giderek bir belgeselciden daha çok yaklaşıyor olabilir. Onun yaptığına gerçeklik diye bakmak yanlıştır. Bugün edebiyatta bir otobiyografi modası var. Elbette çoğu yalan dolu, kim gerçekliği anlatabilir ki? “Gerçek bir hikaye” dendiğinde de biliyoruz ki söz konusu olan asla gerçek bir hikaye değildir.

8 yıl boyunca Köln’de sanat filmleri bienali KunstFilmBiennale’nin direktörlüğünü yaptınız. Bundan biraz bahseder misiniz?
Önce şunu söyleyeyim: Bienal bitti ama Nisan sonunda yeni bir organizasyon var. Adı Kino der Kunst, ‘Sanat Sineması’. Münih’te gerçekleşiyor. Biraz Storytellers’a benziyor, yani yalnızca kurmaca ve hikaye ile çalışan sanatçıların filmlerini gösterecek. KunstFilmBiennale hem sanat filmlerini, belgeselleri hem de sanat statüsü olan sinema filmlerini içeriyordu. Yani sanatsal anlamda alışılmışın dışında bir özelliği olan filmleri de. Aslında müzeler sanat filmleriyle dolu, bu gibi filmler yapan bir sürü de insan var, özel bir şey yapıyor değiliz. Kitapta da gösterdiğim gibi şu an havada böyle bir şey var. Aşk hikayesinin mutlu bir ânını yaşıyoruz, sinema ve sanat iyi anlaşıyorlar.

Peki bunun pazar açısından bir karşılığı var mı yoksa desteklerle sürdürülen bir şey mi?
Pazar anlamında düşünürsek, sanatın durumu çok iyi. Çok şey satılıyor, hatta iyi sanat, talebi karşılamaya yetmiyor. Ama film yapan sanatçılar satışı pek kolay olmayan bir iş yapmış oluyorlar. Aslında ben bunu olumlu bir şey olarak görüyorum. Yani sanatçı filmleri başka işler gibi hızla metalaşamıyorlar. Bu da bir çeşit açıklık, özgürlük anlamına geliyor. İkincil bir pazar yok, mesela Shirin Neshat’ın bir enstalasyonunu açık arttırmada satamazsınız. Koleksiyonlara, müzelere satılıyor ve orda da kalıyor bu işler. Ben olumlu bulsam da sanatçıların hoşuna gitmiyor elbette, çünkü çok para kazanmak stabil olmalarını sağlar, böyle bir güvene gereksinim duyuyorlar. Tanıdığım sanatçıların çoğu kendi filmlerinin yapımcılığını da yapıyor, bu da zor bir iş. Boya için on avro harcayacakken masraf birden on bin avroya çıkmış oluyor. Bir filme 200.000 dolar bütçe gerekiyorsa çeşitli yollar bulunuyor ama. Müzelere önceden satmak vs. Elbette kolay değil; film pahalı bir araç, biliyoruz bunu zaten.

11 Mayıs’ta açılacak bir Shirin Neshat sergisinin küratörlüğünü yapıyorsunuz şu an. Bu sergiden bahseder misiniz biraz? 
Shirin Neshat bugüne kadar Müslüman bir ülkede hiç sergilenmemiş. Ana teması hep Batı ile İslam toplumu arasında bir yüzleşme olan bir sanatçı için çok tuhaf bir durum bu. İran gibi sert bir İslam rejiminden gelmesi önemli tabii, ama genel olarak İslam kültürüyle ilişkisi var. Hem eski videoları hem de hiç gösterilmemiş fotoğrafları kullandığımız bir sergi bu. Arap Baharı’ndan sonra Mısır’da çektiği fotoğraflar var ki daha önce sergilenmedi onlar. Shirin için bir İslam ülkesinde sergilenmek çok önemliydi, bunu göz önünde tutarak, daha çok ortaklıkları öne çıkaran seçimler yaptık. Rumi gibi şairleri, Doğu müziğini çok kullandık.

Şirove Bike - Yorum Ekle

Security code Nû bike - Yenile - Refresh

Nûçeyên Ku Dawî hatine Xwendin - En Son Okunan Haberler

Festival yeni nesil Kürt …

Festival yeni nesil Kürt sinemacılar için

  Êlîh Belediyesi ile Ortadoğu Sinema Akademisi'nin birlikte düzenleyeceği festiva...

Nûçeyên Navdeng - En Beğenilen Haberler

Dîroka Sînemaya Kurdî

Dîroka Sînemaya Kurdî

Destpêka sînemaya kurdî Bingehên Sînemaya Kurdî bi filmên Zerê û Kurd-Êzdî di salên 192...

Nûçeyên Nû - Yeni Haberler

Kürt yönetmen Hirori'den …

Kürt yönetmen Hirori'den Şengal belgeseli

Stockholm’de yaşayan Kürt yönetmen ve fotoğrafçı Hogir Hirori Şengal Dağı’na giderek Êzî...

онлайн фильмы

Têketin-Giriş

Şu anda 224 konuk çevrimiçi


Endamtî-Üyelik

Şu anda 224 konuk çevrimiçi

*
*
*
*
*

* İşaretli alanların doldurulması gerekir.