gototopgototop

Kürt Sineması - Sînemaya Kurdî - Kurdish Cinema

Têketin-GirişEndamtî-Üyelik

Nûçeyên Nû - Yeni Haberler

Previous Sonraki
Kobanê’yi unutmama belgeseli: ‘Uzak mı?’ Kobanê’yi unutmama belgeseli: ‘Uzak mı?’ Perşembe, 28 Mayıs 2015 16:41 Kobanê’de direnen YPJ’li kadınların gecesini ve gündüzünü izleyicinin hafızasına kazınacak şekilde ele aldığı ‘Uzak mı?’ adlı belgesel ile b...
Özgür sinema için yürüdüler Özgür sinema için yürüdüler Salı, 21 Nisan 2015 09:48     Sinema emekçileri, sinema yazarları ve sinemaseverler, “Bakur” filminin gösteriminin engellenmesi ile gündeme gelen sansür...
Halil Dağ Kürt sinemasında yeni bir kapı açtı Halil Dağ Kürt sinemasında yeni bir kapı açtı Salı, 21 Nisan 2015 09:45     Adını dağların ve gerillanın sinemacısı olarak tarihe yazdıran Halil Dağ, yaşadığı sürece gerçeğin sinemasını çekti. Dağ, ...
SANSÜRE tepki büyüyor SANSÜRE tepki büyüyor Salı, 21 Nisan 2015 09:43 34.İstanbul Film Festivali’nde ilk gösterimini yapması beklenen, Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’nun yönettiği ‘Bakur’ belgesel filmini...
‘Kürt sineması bir gerçekliktir’ ‘Kürt sineması bir gerçekliktir’ Salı, 21 Nisan 2015 09:41 Mehmet Aktaş’ı, 90’lı yıllarda yaptığı başarılı gazeteciliği ile  tanıdık. Bu yıllardaki çalışmalarını “Sesime Gel” adlı kitabında to...
Kadın sinemacılardan sansür tepkisi Kadın sinemacılardan sansür tepkisi Salı, 21 Nisan 2015 09:37 18.Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali “5 Dakikada 18’ Kısa Film Yarışması” jürisi de, yarışmaya başvuran tüm filmleri “kaz...
9. Lonra Kürt Film Festivali Başvuruları Başladı 9. Lonra Kürt Film Festivali Başvuruları Başladı Salı, 21 Nisan 2015 09:35 Dünyanın birçok merkezinde yapılan Kürt film festivalleri arasında en büyük Kürt film festivali ünvanına sahip olan Londra Kürt ...
Dêrsim Katliamı Cenevre Film Festivali’nde Dêrsim Katliamı Cenevre Film Festivali’nde Cumartesi, 14 Mart 2015 01:24 Yönetmenliğini Nezahat Gündoğan’ın yaptığı ‘Hay Way Zaman’ 20- 29 Mart 2015 tarihleri arasında 10’cusu gerçekleşecek olan Uluslararası Cen...
Alba Sotorra'nın kamerasında YPJ Alba Sotorra'nın kamerasında YPJ Cumartesi, 14 Mart 2015 01:21 Okuduğu bir makaledeki "Orada savaşan kadınlar var" cümlesindeki kadınları tanımak için yollara düşen Katalanyalı yönetmen Alba Sotorra, Roj...
Yönetmen Zeynel Doğan: Kürt Sineması sınırları yıkıyor Yönetmen Zeynel Doğan: Kürt Sineması sınırları yıkıyor Cumartesi, 14 Mart 2015 01:14 12 Eylül askeri darbesiyle 20’nin üzerinde sinema solonun kapatıldığı Batman’da Yılmaz Güney Film Festivali ile halk sineması beyaz perdey...
Kadınların sineması direnişin sineması Kadınların sineması direnişin sineması Cumartesi, 14 Mart 2015 01:10 6 ilde organize edilen Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin startı 13 Mart’ta İstanbul’da veriliyor. Filmmor ekibinden Ülkü Songül, ‘Kadınla...
Tahran sokaklarında kaçak bir sürücü: Cafer Panahi Tahran sokaklarında kaçak bir sürücü: Cafer Panahi Pazartesi, 02 Mart 2015 00:23 Rejim karşıtı olduğu gerekçesiyle 20 yıldır mesleğini icra etmesi yasaklanarak ev hapsinde tutulan İran’lı yönetmen Cafer Panahi, yasaklı ...
En kötü film: K.O.Z. En kötü film: K.O.Z. Pazartesi, 02 Mart 2015 00:18   Kod Adı: K.O.Z. isimli yandaş film, IMDB’de gelmiş geçmiş en kötü film seçildi. 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları ile Gezi eyle...
‘Yaşam Hakkı Belgeseli’ Ankara’da ‘Yaşam Hakkı Belgeseli’ Ankara’da Pazartesi, 02 Mart 2015 00:16 Polis saldırısıyla katledilen, yaralanan veya gözünü kaybeden insanların hikayesini konu edinen “Madde 16: Yaşam Hakkı Belgeseli” Ankara’d...
Kopenhag’ta Kürt Film Festivali Kopenhag’ta Kürt Film Festivali Salı, 24 Şubat 2015 23:56 4. Kopenhag Kürt Film Festivali önceki gün yapılan açılış programı ile start aldı. Danimarka Kürt Öğrenci ve Akademisyenler Derneği, Fokus...
Filmmor Kadın Filmleri 6 şehirde Filmmor Kadın Filmleri 6 şehirde Pazartesi, 16 Şubat 2015 01:02   13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin bu yıl  13 Mart - 27 Nisan tarihlerinde 6 şehirde yapılacağı açı...
Kürt sineması ve medyasını araştırıyor Kürt sineması ve medyasını araştırıyor Perşembe, 12 Şubat 2015 00:18 Belçika’da Antwerp Üniversitesi’nde göçmen toplumların film ve medya kültürü üzerine post-doktora çalışması yürüten Dr. Kevin Smets, Kürt ...
Gerçeği arayan bir sinemacı: Medet Dilek Gerçeği arayan bir sinemacı: Medet Dilek Perşembe, 12 Şubat 2015 00:11 ‘’Yeni muhalif belgeselciler bir cephe alanı açtılar. Ve daha farklı belgesellerin yapılacağını, insanları gerçek ile rahatsız edebildikleri...
Şengal belgeselle anlatılacak Şengal belgeselle anlatılacak Pazartesi, 19 Ocak 2015 22:24 Şengal belgeselle anlatılacak Ş. Welat Kültür ve Sanat Merkezi çalışanları DAIŞ (IŞİD) çetelerinin Şengal halkı üzerinde gerçekleştirdiği...
Şeyuşen’in belgeseli çekiliyor Şeyuşen’in belgeseli çekiliyor Salı, 13 Ocak 2015 00:32 Dersim’de Şeyuşen olarak tanınan ve heykeli dikilen Hüseyin Tatar’ın belgesel filmi çekiliyor. Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’n...
Melayê Batê’nin hayatı beyazperde Melayê Batê’nin hayatı beyazperde Salı, 13 Ocak 2015 00:30 Colemêrg’de (Hakkâri) faaliyetlerini sürdüren Feqiye Teyran Kültür Merkezi şimdi de Kürt edebiyatının mihenk taşlarından Melayê Batê’nin y...
Bir anlamda Kobanê’nin öyküsü Bir anlamda Kobanê’nin öyküsü Salı, 13 Ocak 2015 00:28 Yılmaz Güney Kürt Kısa Film Festivali, beşinci günü Kadir İnanır’ın katıldığı “Katırcılar” filmi ile sona erdi. Çok sayıda filmin gösteril...
'Evîna qedexe' ya Hollande dibe mijara fîlmekî 'Evîna qedexe' ya Hollande dibe mijara fîlmekî Pazartesi, 12 Ocak 2015 21:40 Serokomarê Fransayê François Hollande par ligel bi nivîskar Valerie Trierweiler dijiya ligel lîstikvan Julie Gayet 'evîneke qedexe' jiya. ...
Mîhrîcana Kurtefîlmên Kurdî ya Yilmaz Guney Mîhrîcana Kurtefîlmên Kurdî ya Yilmaz Guney Pazartesi, 12 Ocak 2015 21:25 Lîstikvanê navdar Kadîr Înanir di 5’emîn Mîhrîcana Kurtefîlmên Kurdî ya Yilmaz Guney de anî ziman ku dê ji bo aştî û biratiyê heta dawiyê ...
'Kürt sanatı sınırlı konuları işliyor; bunu aşmalı' 'Kürt sanatı sınırlı konuları işliyor; bunu aşmalı' Pazartesi, 05 Ocak 2015 21:24       Yönetmen Kazım Öz, Kürt sanatında Kürt sorununun sınırlı başlıklarla yansıtıldığı eleştirisini yaparak, "M...
Navê Te Çiye Navê Te Çiye Perşembe, 01 Ocak 2015 17:53 "Navê Te Çiye” Kürdistan’da yasaklı ya da Kürtçe kabul edilmeyen isimler üzerinden Kürt sorununa içeriden bir bakış atıyor. Belgeselde dah...
Yılmaz Güney Film Festivali Şengal’e adandı Yılmaz Güney Film Festivali Şengal’e adandı Perşembe, 01 Ocak 2015 17:46 Batman Belediyesi ve Ortadoğu Sinema Akademisi’nin ortaklaşa gerçekleştireceği ve bu yıl Şengal’e adanan 5. Yılmaz Güney Kürt Kısa Film Fe...
İstanbul ve Diyarbakır’da Kürd Filmleri Günü İstanbul ve Diyarbakır’da Kürd Filmleri Günü Perşembe, 25 Aralık 2014 22:44 Sinema Evi(Mala Sînemayê) ve Kürdçe Sinema Grubu birlikte İstanbul ve Diyarbakır’da Kürd Filmleri Günü düzenliyorlar. Güney’de sinema faa...
Li Stenbol û Amedê Rojên Fîlmên Kurdî Li Stenbol û Amedê Rojên Fîlmên Kurdî Perşembe, 25 Aralık 2014 22:41 Mala Sînemayê û Koma Sînemaya Kurdî bi hev re li Stenbol û Amedê Rojên Fîlmên Kurdî li dar dixin. Mala Sînemayê  ku li Başûr karê sî...
Ji Xwendekarên Sparta Danaşina Filman Ji Xwendekarên Sparta Danaşina Filman Salı, 16 Aralık 2014 23:30 Komaleyên Xwedekarên Azad ên Isparta yê dest bi temaşkirina filman kirin.  Berpirsyarê rûpela komaleyên Xwedekarên Azad ên Ispar...
Festîvala Fîlman a Mafên Mirovan li benda we ye Festîvala Fîlman a Mafên Mirovan li benda we ye Pazar, 14 Aralık 2014 23:51 Festîvala Fîlman a Kîjan Mafên Mirovan? îsal 6'emîn car deriyên xwe vekir. Festîvala ku 13'yê mehê dest pê kir, heta 17'ê mehê li dar e. ...
'Rewşen' tê nîşandayîn 'Rewşen' tê nîşandayîn Pazar, 14 Aralık 2014 23:49 Bi amadekariya "Ve-Jîn Koma Edebiyatê" dê belgefîlmê Cemil Oguz ê bi navê "Rewşen" bê nîşandayîn û piştî nîşandayînê helbestvan û yek ji b...
‘Were Dengê Min’e iki ödül ‘Were Dengê Min’e iki ödül Pazar, 14 Aralık 2014 23:43 Belçika’nın başkenti Brüksel’de 14. gerçekleşen Akdeniz Filmleri Festivali’nde “Were Dengê Min - Sesime Gel” filmi iki ödüle layık görüldü...
5’emîn Rojên Kurtefîlman 5’emîn Rojên Kurtefîlman Cumartesi, 13 Aralık 2014 17:34 “ 5’emîn Rojên Kurtefîlman” ku li hemberî sansûrê azadiyekê dihewîne, herkesê ku bikaribe keda xwe bêgerew parve bike û bi qasî ku fikrên ...
Hakkı verilmemiş bir film Hakkı verilmemiş bir film Cumartesi, 13 Aralık 2014 17:15   Bu filmde masum bir halk ve faşizm ikilemi yok. Türkiyede ve Kürdistan da ki yönetmenlerin en temel sorunu kendisi ile faşist sömü...
Belgeseller hakikatleri anlatıyor Belgeseller hakikatleri anlatıyor Perşembe, 11 Aralık 2014 23:22 Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından İzmir’de düzenlenecek olan 5. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri, 11 Aralık tarihinde başlı...
Kürt filmleri halkla buluştu Kürt filmleri halkla buluştu Salı, 18 Kasım 2014 20:20 1. Axtamara Wan Film Günleri dün gerçekleştirilen etkinliklerle son buldu. Festivalin dünkü bölümünde Kürdistan’ın diğer parçalarından Doğu ...
Nihat Nuyan'dan Kürt Sinemasına Dair Bir Kitap Nihat Nuyan'dan Kürt Sinemasına Dair Bir Kitap Çarşamba, 12 Kasım 2014 23:51 Li Pey Şopa Morîstanga Dilerizî filmini yönetmeni Nihat Nuyan tarafından hazırlanan ve yönetmen Hiner Saleem'in hayatını ve sinemasını kapsa...
Dönüşüm & Veguherîn Filmi Gösterimde Dönüşüm & Veguherîn Filmi Gösterimde Çarşamba, 12 Kasım 2014 23:34 Ardîn Dîren'in yönettiği geri dönüşüm işçilerinin sorunlarını anlatan "Dönüşüm & Veguherîn" adlı belgesel 14 Kasım Cuma günü saat 18:0...
'Kobané'den İzmir'e' belgeseli 'Kobané'den İzmir'e' belgeseli Perşembe, 30 Ekim 2014 22:11 Belgeselciler Zeynep Borcik Oral ve Devrim Taban tarafından Kobané'den göç etmek zorunda kalan ailelerin durumuna dikkat çekmek için "Koba...
Belgefîlma Dengbêjiyê Hat Kişandin Belgefîlma Dengbêjiyê Hat Kişandin Cuma, 24 Ekim 2014 16:13 Komaleya Akademiya Sînemayê ya Rojhilata Navîn belgefîlmek giranbuha li ser çanda dengbêjiya ku di çand û zimanê kurdan de xwedî rol û r...
Sadece Türkler sinema yapmıyor Sadece Türkler sinema yapmıyor Cuma, 24 Ekim 2014 15:56 Sansürle gündeme gelen 51. Altın Portakal Film Festivali’nde bu kez de ırkçı, milliyetçi söylemlerle gündeme geldi. Festivalin Kapanış Tör...
'Mûsayê Bêgopal' ket vîzyonê 'Mûsayê Bêgopal' ket vîzyonê Cuma, 10 Ekim 2014 17:01 Pêşjuriya 51'emeîn Festîvala Porteqala Zêrîn ku ji Berke Baş, Ayşe Çetinbaş û Seray Genç pêk dihat daxuyaniyeke nivîskî weşand û got ku de...
Pêşjuriya Porteqala Zêrîn: Ev yek sansur e! Pêşjuriya Porteqala Zêrîn: Ev yek sansur e! Cuma, 10 Ekim 2014 17:00 Pêşjuriya 51'emeîn Festîvala Porteqala Zêrîn ku ji Berke Baş, Ayşe Çetinbaş û Seray Genç pêk dihat daxuyaniyeke nivîskî weşand û got ku de...
Van Gölü Film Festivali sona erdi Van Gölü Film Festivali sona erdi Pazar, 05 Ekim 2014 16:18 Van Gölü 3. Uluslararası Film Festivali, Ortadoğu'daki göç sorunlarına işaret için temasını "Göç ve Sınır: Mülteci Yaşamlar" belirleyen İn...
Savaşın Yıkıcılığına Dair 10 Film Savaşın Yıkıcılığına Dair 10 Film Salı, 30 Eylül 2014 21:52 1-Lore/Savaşın Gölgesinde – 2012 Almanya’da İkinci Dünya Savaşı sonrasında Nazi birlikleri etkinliklerini sonlandırmıştır. Almanya artık ...
Jennifer Lawrence kete nav Guinnessê Jennifer Lawrence kete nav Guinnessê Pazartesi, 15 Eylül 2014 21:38 Lîstikvana navdar a xwedî Oscarê Jennifer Lawrence kete nav pirtûka rekoran Guinnessê. Lîstikvana ji DYA'yê di 15'ê gelawêja 1990'î de li...
Muhammet Gözütok Röportajı Muhammet Gözütok Röportajı Pazar, 14 Eylül 2014 23:22 Bütün insanların hayatı farklı birer senaryodur. Kimisi bunun farkındadır kimisi değildir. Bunun farkında olanlar sinemayla bir şekilde il...
‘Baba’nın galası 1 Ekim’de ‘Baba’nın galası 1 Ekim’de Pazar, 07 Eylül 2014 11:20 Yönetmenliğini Soner Sert’in yaptığı ve iskeleden düşerek sakat kalan bir inşaat işçisi üzerinden işçi cinayetlerini anlatan “Baba” adlı f...
Activities;
X
Chat
X
Your Status: 
Available
Click here to change your status
Please login to be able to chat.
Chat (0)
 
Anasayfa - Mal » Film Haberleri / Nûçe » Heinz Peter Schwerfel ile ‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’
A+ R A-

Heinz Peter Schwerfel ile ‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’

e-Posta Yazdır PDF

 

‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’ adlı kitabın yazarı Heinz Peter Schwerfel, İstanbul Film Festivali’nde deneysel sinema üzerine ‘Serbest Radikaller’ başlıklı bir söyleşi gerçekleştirmişti. Schwerfel, 11 Mayıs’ta Dirimart ve Santralistanbul’da görme şansına erişeceğimiz Shirin Neshat sergisinin de küratörü. Schwerfel’le, kitabının temel mevzusunu, çağdaş sanat ve sinemanın ilişkisini konuştuk.

SÖYLEŞİ: EVRİM KAYA

RES yayınlarınca Türkçeye kazandırılan ‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’ adlı kitabın yazarı Heinz Peter Schwerfel, Dirimart için gerçekleştirdiği projeler sayesinde Türkiye’de tanınan bir isim. Esasen, 1982 yılından itibaren Jannis Kounnellis, Alex Katz, Daniel Buren gibi sanatçılar ile Cees Nooteboom, Jean Baudrillard ve Peter Sloterdijk gibi yazar ve düşünürler üzerine çektiği monograf belgeselleri ile biliniyor. İstanbul Film Festivali’nin konuğu olan ve ‘Serbest Radikaller – Deneysel Sinema Üzerine Bir Söyleşi’ etkinliğinde sinema ve çağdaş sanatın kesişim noktalarından bahseden Schwerfel, İstanbul’da hem kitabını tanıttı hem de 11 Mayıs’ta Dirimart’ta açılacak Shirin Neshat sergisi için hazırlıklarını sürdürdü. Bu arada biz de kendisiyle bir söyleşi yapma şansı bulduk.

Kitabın ismi ‘Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikayesi’. Bu ilişkiyi bir aşk hikayesi olarak yorumlamanızın arkasında ne gibi nedenler var? Aşk sanki ayrılıp birleşmeleri, kavgaları, iktidar çatışmalarını da içeren bir kavram. 
İktidar çatışmaları demek abartılı olur ama aklımdan geçen tam olarak şuydu:  Almancada Beziehungskistedediğimiz bir şey var: ilişki kutusu. Aşk ilişkilerinde kıskançlık, aldatma vardır, bir taraf diğerini baştan çıkarır. Bu anlamda ben duygusal iktidar çatışmalarından söz ediyorum. Bir de çok eski bir hikaye bu, geçen yüzyılın başından beri devam ediyor. Sinema yeni bir araç olarak ortaya çıktığında onu ilk deneyenler Man Ray gibi, Hans Richter gibi sanatçılardı. Bu yüzden ben bu ilişkiyi kimi zaman birinin, sonra ötekinin güçlü taraf olduğu uzun soluklu bir aşk hikayesi olarak görüyorum. Bazen bir taraf ayrılmak isteyip de geri dönüyor, bazen başka birini baştan çıkarmak istiyorlar. Bir öyle bir böyle olmuş bir ilişki. Hikayenin başında çok yoğun yaşanan anlar olmuş. İnatla sinemaya girmek isteyip başarısız olan sanatçılar var. Mesela Dali’nin Spellbound’da mutlaka Hitchcock’la çalışmak istemesi gibi. Sonra arkası gelmemiş. Ya da Andy Warhol Hollywood’a girmek istemiş, başaramamış. 90’larda Cindy Sherman bir sinema filmi çevirdi, David Salle bir film çekti. İkisi de başarısız oldular. Bu işi bir şekilde başaran bir tek Julian Schnabel oldu belki ama bir hedef olarak kaldı hep iki taraf için de: Hem sanatçılar sinemaya girmek isteyip durdular, hem de sinema sanattan çalmaya çok çalıştı.

Sanattan kastınız belli ki güzel sanatlar. Kitapta da bahsettiğiniz üzere filme yedinci sanat demek gibi bir adet vardır. İnanmıyor musunuz siz buna?
Fransa’da öyle söylenir, doğru. Bir anlamda inanıyorum çünkü büyük sanat yapıtları olan büyük filmler var. Eisenstein, Antonioni benim için büyük sanatçılar aynı zamanda. O anlamda ben de Fransızlar’a katılıyorum: sinema sanat olabilir. Ama olmak zorunda değil, çünkü bir yandan da büyük bir endüstriden söz ediyoruz. Sinemacıların yüzde doksan beşi aslında endüstriyle ilgili insanlar. Asla Spielberg’den bir sanatçı olarak söz etmem. Hollywood’u bir hammadde olarak kullanmış olan çok sanatçı var, sanatla oynamayı seven filmler de var. Coppola, Lucas ve Spielberg Kurosawa’nın son filminin yapımcılığına soyundular, yani sinemacılar sanata bakıyor ve sık sık ilgileniyorlar. Ama doğrusu, bugün sanatçı olduklarını söylememizi sağlayacak bir el yazısına sahip yönetmen kalmadı pek. Gittikçe de azalıyor.

Kitabı Türkçe baskı için güncellemişsiniz. Neler değişti?
İki açıdan güncelledim: Yeni isimleri en azından bahsedecek kadar içermeye çalıştım. Mesela Steve McQueen üçüncü filmini çekiyor, halbuki ben 2004te kitabı yazdığımda daha başlamamıştı. Bir de, Türkiye’yi çok bilmiyorum ama en azından bildiğim isimleri eklemeye çalıştım. Kutluğ Ataman, Nuri Bilge Ceylan gibi. Nuri Bilge Ceylan’ın çok sanatsal bir film dili olduğunu düşünüyorum. Resme dayanan bir sineması var ve bu anlamda çok önemli. Işıklandırması, manzarayı kullanması, kompozisyonu resimden bağımsız düşünülemez. Ataman ise yeraltından, eşcinsel, militan sinemadan geliyor, bu yüzden önemli. Bir de tabii sanatçı olarak da film yapmayı sürdürüyor.

Türkiye’de Garibaldi projesi diye bilinen, yine sanatla sinemanın kesişimi ile uğraşan bir projeye küratörlük yaptınız. Buradaki işler nasıl seçildi?
Bu proje sinemacıların yaptığı gibi kurmaca ve hikaye içeren filmler yapan sanatçıları bir araya getiriyordu. İsmi de zaten Storytellers / Hikaye Anlatıcıları. Yani belgesel, deneysel filmler yerine bildiğimiz kurmaca sinemadan ilham alan ve hikayelerini anlatmak için yeni diller yaratmaya çalışan insanların filmlerini gösterdik. Her sanatçı bir açıdan farklıydı; örneğin Isaac Julien ressamdı ve kamerasından ışığına bir ressam bakışı belirgin olarak hissediliyordu.  Salla Tykkä gibi başka sanatçılar sinemadan ilham almışlardı, Hitchcock’tan etkilenmiş olsa da kendine ait bir kurmacası vardı Tykkä’nin. Aslında bütün program yeni bir görüntü dili yaratmak isteyen sanatçılar için kurgulanmıştı.

Kitapta gerçekliğin sinemadan çekildiğini, televizyona ait bir değere dönüştüğü tespitini yapıyorsunuz. Oysa gerçeklik iddiasında olan filmler de var ve televizyonun gerçeklikle ilişkisi de epey sorunlu…
Bence sinema algının belirli bir türüdür. Tüm yönetmenler yapay bir şey yapar. Gerçeklik başka bir şeydir; her şey sahnelenmiş, planlanmış, oynanmışken gerçeklikten söz etmenin anlamı yoktur. Sinemanın belgesel bir gerçekliği yoktur, ama bir yandan da opera gibi, tiyatro gibi bir kurmacadan da söz etmiyoruz, bu anlamda büyük bir gösteri de değildir. Sinema gerçeklikle o gösterişli kurmacanın ortasında bir yerde durur. Varsa da kendine has bir gerçekliği vardır. Sosyal algının bir türü olduğunu unutmamak gerekir. Ne tam olarak gerçeklikle bağı olan ne de olmayan bir şeyle karşılaştığımız bir çeşit deneyimden söz ediyorum. Ama bir yandan da böyle bir deneyim olarak tanımlanan sinemayı kaybetmeye başladık. Onun yerine opera gibi büyük, gösterişli yapay kurmacalara yaklaşıyor film. Birtakım eski fikirlerin ustalaşmış bir elden çıkan tekrarları var, o yüzden de gerçeği algılama işlevini yitiriyor. Televizyon da gerçeklikten uzaktır elbette, ama o gerçeklikle farklı bir biçimde oynar. Tamamen manipüle edilmiş bir gerçekliği vardır televizyonun ama belgeseller de öyle değil midir zaten?

Siz de belgesel filmler yapıyorsunuz. Siz nasıl çalışıyorsunuz belgesel yaparken?
Ben de yapay bir gerçeklikle uğraşıyorum. Bir anlamda gerçekliğe yaklaşmaya çalışıyorum, ama bu birebir gerçekliği yeniden kurmaya çalışmakla olmaz. Yine de bir derecelendirme yapmak mümkün galiba. John Cassavetes gibi tamamen yapay olup da gerçeklik yanılsaması yaratan işler yapsanız da Coppola’yla kıyaslayınca gerçekliğe daha fazla yaklaştığı doğrudur. Ben sanat ve kültürü konu alan belgeseller yapıyorum ve elbette sanatın gerçekliğine bir şekilde yaklaşmaya çalışıyorum. Ama tamamen kurmaca bir yolculuğa çıkıyorum aslında. Amacım izleyiciyi normalde ilgisini çekmeyen bir sanat eserine bakması yönünde baştan çıkarmak oluyor. Gerçekliği kopyalamak değil kurmaca bir yolculuk yaratmak. Asıl yaptığım iş sahnelemek, bunun hep farkındayım. Sinemada gerçekliğe yaklaşma iddiasında olan okullar var. Bu aralar ‘Berlin Okulu’ gerçekçilik iddiasında. Halbuki hepimiz biliyoruz ki bu gerçekçi filmlerde her şey basbayağı yalandır. Christian Petzold’u ele alalım… Ben bu filmleri çok seviyorum ama yapaylıklarının altının çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçekliği yeniden kurmak mümkün değildir, kimin daha çok yaklaştığını da bilmiyorum. Şunu biliyorum: gerçekliğe en kısa çizgiyle ulaşılmaz. Petzold oyuncu kullanarak, yani dolambaçlı yoldan giderek bir belgeselciden daha çok yaklaşıyor olabilir. Onun yaptığına gerçeklik diye bakmak yanlıştır. Bugün edebiyatta bir otobiyografi modası var. Elbette çoğu yalan dolu, kim gerçekliği anlatabilir ki? “Gerçek bir hikaye” dendiğinde de biliyoruz ki söz konusu olan asla gerçek bir hikaye değildir.

8 yıl boyunca Köln’de sanat filmleri bienali KunstFilmBiennale’nin direktörlüğünü yaptınız. Bundan biraz bahseder misiniz?
Önce şunu söyleyeyim: Bienal bitti ama Nisan sonunda yeni bir organizasyon var. Adı Kino der Kunst, ‘Sanat Sineması’. Münih’te gerçekleşiyor. Biraz Storytellers’a benziyor, yani yalnızca kurmaca ve hikaye ile çalışan sanatçıların filmlerini gösterecek. KunstFilmBiennale hem sanat filmlerini, belgeselleri hem de sanat statüsü olan sinema filmlerini içeriyordu. Yani sanatsal anlamda alışılmışın dışında bir özelliği olan filmleri de. Aslında müzeler sanat filmleriyle dolu, bu gibi filmler yapan bir sürü de insan var, özel bir şey yapıyor değiliz. Kitapta da gösterdiğim gibi şu an havada böyle bir şey var. Aşk hikayesinin mutlu bir ânını yaşıyoruz, sinema ve sanat iyi anlaşıyorlar.

Peki bunun pazar açısından bir karşılığı var mı yoksa desteklerle sürdürülen bir şey mi?
Pazar anlamında düşünürsek, sanatın durumu çok iyi. Çok şey satılıyor, hatta iyi sanat, talebi karşılamaya yetmiyor. Ama film yapan sanatçılar satışı pek kolay olmayan bir iş yapmış oluyorlar. Aslında ben bunu olumlu bir şey olarak görüyorum. Yani sanatçı filmleri başka işler gibi hızla metalaşamıyorlar. Bu da bir çeşit açıklık, özgürlük anlamına geliyor. İkincil bir pazar yok, mesela Shirin Neshat’ın bir enstalasyonunu açık arttırmada satamazsınız. Koleksiyonlara, müzelere satılıyor ve orda da kalıyor bu işler. Ben olumlu bulsam da sanatçıların hoşuna gitmiyor elbette, çünkü çok para kazanmak stabil olmalarını sağlar, böyle bir güvene gereksinim duyuyorlar. Tanıdığım sanatçıların çoğu kendi filmlerinin yapımcılığını da yapıyor, bu da zor bir iş. Boya için on avro harcayacakken masraf birden on bin avroya çıkmış oluyor. Bir filme 200.000 dolar bütçe gerekiyorsa çeşitli yollar bulunuyor ama. Müzelere önceden satmak vs. Elbette kolay değil; film pahalı bir araç, biliyoruz bunu zaten.

11 Mayıs’ta açılacak bir Shirin Neshat sergisinin küratörlüğünü yapıyorsunuz şu an. Bu sergiden bahseder misiniz biraz? 
Shirin Neshat bugüne kadar Müslüman bir ülkede hiç sergilenmemiş. Ana teması hep Batı ile İslam toplumu arasında bir yüzleşme olan bir sanatçı için çok tuhaf bir durum bu. İran gibi sert bir İslam rejiminden gelmesi önemli tabii, ama genel olarak İslam kültürüyle ilişkisi var. Hem eski videoları hem de hiç gösterilmemiş fotoğrafları kullandığımız bir sergi bu. Arap Baharı’ndan sonra Mısır’da çektiği fotoğraflar var ki daha önce sergilenmedi onlar. Shirin için bir İslam ülkesinde sergilenmek çok önemliydi, bunu göz önünde tutarak, daha çok ortaklıkları öne çıkaran seçimler yaptık. Rumi gibi şairleri, Doğu müziğini çok kullandık.

Şirove Bike - Yorum Ekle

Security code Nû bike - Yenile - Refresh

Nûçeyên Ku Dawî hatine Xwendin - En Son Okunan Haberler

Bûka Baranê bizim çocuklu…

Bûka Baranê bizim çocukluğumuz

Geçtiğimiz günlerde galası yapılan Bûka Baranê adlı belgesel, kamerayı Cîlo’nun etekleri...

Nûçeyên Navdeng - En Beğenilen Haberler

Dîroka Sînemaya Kurdî

Dîroka Sînemaya Kurdî

Destpêka sînemaya kurdî Bingehên Sînemaya Kurdî bi filmên Zerê û Kurd-Êzdî di salên 192...

Nûçeyên Nû - Yeni Haberler

Kobanê’yi unutmama belges…

Kobanê’yi unutmama belgeseli: ‘Uzak mı?’

Kobanê’de direnen YPJ’li kadınların gecesini ve gündüzünü izleyicinin hafızasına kazınacak...

онлайн фильмы

Têketin-Giriş

Şu anda 244 konuk ve 1 üye çevrimiçi


Endamtî-Üyelik

Şu anda 244 konuk ve 1 üye çevrimiçi

*
*
*
*
*

* İşaretli alanların doldurulması gerekir.